Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun ev sahipliğinde gerçekleştirilen Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU) Küresel Düzenleyiciler Sempozyumu’nda (ITU GSR-26) önemli açıklamalar yaptı. Uraloğlu, bu platformda, dijital geleceğin şekillenmesinde Türkiye’nin rolüne dikkat çekerek, stratejik öneme sahip projelerin detaylarını paylaştı.

Bakan Uraloğlu, sempozyette, ‘Dijital ekosistem inşa etme yolunda kararlılıkla ilerliyoruz’ diyerek, Türkiye’nin teknolojik dönüşüm sürecine olan bağlılığını vurguladı. Teknolojiye odaklanan bu yaklaşım, sadece iletişim altyapısını değil, aynı zamanda ekonomiyi, toplumu ve küresel rekabeti de yeniden tanımlayan bir stratejik güç olarak görüldü. Türkiye’nin, fiber optik altyapı hedeflerine ulaşma konusundaki kararlı çabaları ve uydu teknolojilerine yaptığı yatırımlar, bu vizyonun bir parçası olarak öne çıktı.

TÜRKSAT 7A uydusu, bu stratejik hedeflere ulaşmada kritik bir rol oynamaktadır. Bu yerli ve milli haberleşme uydusu, yüzlerce bin kilometreye ulaşan fiber optik ağların temelini oluşturacak, 102 milyon mobil kullanıcının ihtiyaçlarını karşılayacak ve Türkiye’nin uzay teknolojilerindeki bağımsızlığını artıracaktır. Teknik şartnamelerin tamamlanması ve fizibilite çalışmalarının sona ermesiyle birlikte, TÜRKSAT 7A’nın hayata geçirilmesi, Türkiye’nin dijital dönüşüm yolculuğunda önemli bir kilometre taşı olacaktır. Aynı zamanda, Türkiye'nin, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’ne katkı sağlamak için ITU koordinasyonunda sürdürdüğü çalışmalar da sempozyette ele alınmıştır.

Uraloğlu, ITU'nun Küresel Siber Güvenlik Endeksi’ndeki başarısıyla gurur duyduğunu ve bu alandaki uluslararası itibarını vurguladı. Türkiye’nin, dijital ekosistemi daha güvenli, sorumlu ve insan odaklı hale getirme çabaları, özellikle ‘Yeni Sosyal Medya ve Oyun Platformları Düzenlemesi’ ile desteklenmektedir. Bu düzenleme, dijital dünyada güvenliği sağlamak için atılan kararlı adımlardan sadece biridir. Bakan Uraloğlu, ITU Konseyi üyeliğine yeniden adaylığını duyurarak, Türkiye’nin bu konseyde aktif ve yapıcı bir rol üstlenmeye devam edeceğini ve dijital geleceğin şekillenmesinde önemli katkılar sağlayacağını ifade etti.