Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde etkili olan sert hava koşulları, göçmen kuşların geleneksel göç rotalarını önemli ölçüde etkilemiş durumda. Ani sıcaklık değişimleri ve küresel ısınmanın yarattığı ekosistemdeki dengesizlikler, kuşların uçuş zamanlamalarını geciktirmiş, bu da kuş sayısında ve hareketliliğinde belirgin bir düşüşe neden olmuş. Bu durum, kuş gözlemcileri ve bilim insanları tarafından büyük bir endişeyle takip ediliyor.

Türkiye’nin dört bir yanındaki önemli göç noktalarında yoğunlaşan çalışmalar, özellikle Ankara Üniversitesi, ODTÜ ve Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü işbirliğiyle Eymir Kuş Halkalama İstasyonu’nda zirveye ulaşmakta. 9 yıldır faaliyet gösteren bu istasyon, 100’den fazla kuş türünün halkalanması ve takip edilmesi için bir merkez görevi görmektedir. Halkalama işlemi, kuşların göç yollarını belirlemek ve uzun vadeli araştırmalar için veri toplamak amacıyla gerçekleştirilmektedir. İstasyonun uzmanları, kuşların sağlığını düzenli olarak kontrol ederek, takılan özel halkalar sayesinde göç sırasında konumlarını izlemektedir.

Eymir Kuş Halkalama İstasyonu’nda bu yıl, mevsimsel kaymaların ve istikrarsız hava şartlarının göç rotaları üzerindeki etkileri daha da belirgin hale gelmiştir. Önceki yıllara kıyasla göçmen kuş sayısı azalırken, bu durumun temelinde, sert hava koşulları, iklim dengesizlikleri ve iklim kriziyle birlikte besin kaynaklarının azalması yatmaktadır. Kuşların yeterli beslenememesi, yağ ve kas rezervlerinin düşmesine neden olarak, göç yolculuğuna daha zayıf bir şekilde başlamışlardır.

Doç. Dr. Arzu Gürsoy Ergen, Eymir’in Ankara gibi büyük bir metropolün hemen yanında yer alan önemli bir yaban hayatı alanı olduğunu vurgulayarak, kuşların güvenlik ve besin ihtiyaçlarının karşılanması durumunda yaşamlarını sürdürebilecekleri bir habitat sunduğunu ifade etmektedir. Uzun yıllara yayılan verilerle hem göç hareketlerini hem de iklim değişikliğinin doğa üzerindeki etkilerini takip ettiklerini belirten Ergen, bu yılki olağan dışı hava koşullarının göçmen kuşlar üzerindeki etkilerini daha görünür hale getirdiğini kaydetti. Halkalama çalışmalarının, kuşların yaşam süreleri ve göç rotalarının izlenmesi açısından hayati önem taşıdığını belirterek, 2019 ilkbaharında halkalanan bir saz kamışçının bu yıl yeniden yakalanmasının, kuşun en az 9 yaşında olduğunu gösterdiğini belirtti. Bu türden veriler, Türkiye’deki biyolojik çeşitliliği anlamak ve koruma stratejilerini geliştirmek için kritik öneme sahiptir.