Bolu'nda, Cumhuriyet Halk Partili Belediye Başkanı Tanju Özcan ve yardımcısı Süleyman Can’a yönelik başlatılan kapsamlı yolsuzluk soruşturması, adli süreçte önemli bir dönüm noktasına ulaştı. İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu’nun 24 Mayıs 2024 tarihli ihbarı üzerine harekete geçen savcılar, 2 Mart tarihinde Bolu 2. Sulh Ceza Hakimliği’nce tutuklanan Özcan ve Can’ın iddialara ilişkin 178 sayfalık detaylı bir iddianame hazırladı. İddianamede, şüphelilerin ‘icbar suretiyle irtikap’, ‘müşteriyi aldatarak rüşvet’, ‘nitelikli dolandırıcılık’ ve ‘vakıf ve dernekler yasasına muhalefet’ suçları ile yargılanması talep ediliyor.

Soruşturmanın merkezinde yer alan kritik bir unsur, Belediye Meclis Üyesi Ali Sarıyıldız’ın cezaevinde verdiği “itiraf” niteliğindeki ifadesi oldu. Sarıyıldız, zincir marketlere reklam sözleşmeleri için baskı kurulduğunu, ihale sahiplerine sistematik bağış taleplerinin yapıldığını ve elden teslim edilen milyonlarca liralık nakitlerin yanı sıra kurban bağışı organizasyonunun Başkan Özcan’ın direkt kontrolünde yürütüldüğünü dile getirdi. Bu ifade, soruşturmanın akışını derinden etkileyerek, belediye başkanlarının faaliyetlerinin arka planında yasadışı eylemlere yer verilmiş olabileceği şüphesini güçlendirdi. Sarıyıldız’ın bu ifadeleri, soruşturmanın gelecekteki yönünü belirleyen en önemli verilerden biri olarak kabul ediliyor.

İddianamede ayrıca, belediyedeki ruhsat işlemleri karşılığında 2 milyon 500 bin TL talep edildiği, Başkan Özcan’ın müştekiye “Yardım yapmak zorundasın” diyerek baskı kurduğu ve bu paraların bir bölümünün Meclis Üyesi Sarıyıldız’a aktarıldığına dair detaylar yer alıyor. Bu durum, belediye yetkililerinin kamu görevlerini kötüye kullanarak özel çıkar elde etmeye çalıştığına dair ciddi şüpheler uyandırıyor. Aynı zamanda, 100. Yıl Cumhuriyet Parkı ihalesinde de benzer bir durumun yaşandığı, hak ediş ödemelerini zamanında alabilmek için BOLSEV Vakfına 10 milyon TL “yardım” yapmaya zorlanan müteahhidin, 2.5 milyon TL’sinin hak edişten mahsup edildiği iddia ediliyor. Bu tür olaylar, belediye kaynaklarının şeffaf bir şekilde kullanılıp kullanılmadığına dair soruları da beraberinde getiriyor.

Soruşturmanın en dikkat çekici noktalarından biri, BOLSEV Vakfı üzerinden 2025 Kurban Bayramı öncesinde başlatılan ve 845 bin TL toplanan “Kurban bağışlarınız ihtiyaç sahiplerine ulaştırılıyor” kampanyası oldu. Ancak yapılan incelemeler, toplanan paraların hiçbir kurbanın alınmasına veya kesilmesine kullanılmadığını, şüphelilerin “nitelikli dolandırıcılık” suçuna karıştığına dair kanıtlar ortaya koydu. Ayrıca, “Salon Vegas” isimli bir kafenin ruhsat devri için belediyede yapılan toplantıda 500 bin TL yardım istendiği ve süreçte 100 bin TL nakit para alındığına dair bilgiler de dosyada yer alıyor. Müştekinin savcılığa teslim ettiği 35 dakikalık ses kaydında para alışverişinin detaylı bir şekilde anlatıldığı ve şüphelilerden Mertcan Ay’ın bu parayı aldığı itiraf ettiği kaydedildi. Bu ses kaydı, soruşturmanın en güçlü delillerinden biri olarak kabul ediliyor. Tanju Özcan, üzerine atılı suçlamaları reddetmiş, marketlere baskı amacıyla hareket etmediğini, kurban kampanyasından haberdar olmadığını ve ruhsat devirleri için kimseden rüşvet talep edilmediğini savunmuştur.