Küresel finans arenasında yaşanan karmaşık gelişmeler, altın piyasasını derin bir istikrarsızlığın içine çekiyor. Bu hafta, yatırımcıların ilgisini çeken iki ana unsur; ABD enflasyon verileri ve Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimler, altın fiyatlarının geleceğini şekillendiren kritik faktörler olarak öne çıkıyor. Ons altın, bu belirsizlik ortamında, oynaklığı yüksek bir seyir sergileyerek 4,710 dolar civarında bir denge arayışı içerisinde.

ABD’nin nisan ayı enflasyon verileri, piyasalarda Fed’in politikaları hakkında yeniden değerlendirme yapılmasına neden oldu. Aylık %0,6’lık artışla kaydedilen enflasyon oranı, yıllık %3,8’lik seviyeye yükselerek beklentilerin oldukça üzerinde bir performans sergiledi. Bu durum, yatırımcıların yıl sonuna kadar FED’in faiz indirimine dair beklentilerini neredeyse tamamen ortadan kaldırmış durumda. Dolar endeksi, enflasyonist baskıların etkisiyle 98,00’den 98,30’a yükselirken, ABD 10 yıllık tahvil faizi de %4,50’ye yaklaştı. Getiri geliri yüksekliği, altın gibi getirisi olmayan bir yatırım aracı için önemli bir dezavantaj oluşturuyor.

Öte yandan, Orta Doğu’daki jeopolitik riskler de altın fiyatları üzerinde önemli bir etki yaratmaya devam ediyor. İran’ın sunmuş olduğu son anlaşma teklifinin ABD tarafından reddedilmesi, Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimi artırmış ve petrol fiyatlarının yükselişine zemin hazırlamış durumda. Geçen hafta 100 dolar bariyerini aşan Brent petrolün varil fiyatı, bugün ilk işlemde 107 dolara kadar yükselerek altın üzerindeki baskıyı daha da artırıyor. Yüksek petrol fiyatları, enflasyon beklentilerini körükleyerek altın fiyatlarını olumsuz etkilemeye devam ediyor.

Analistler, bu iki gelişmenin altın fiyatları üzerindeki etkilerini dikkatli bir şekilde değerlendiriyor. ING’den gelen raporlara göre, altın fiyatlarının geleceği, önümüzdeki aylarda ABD’de açıklanacak mayıs ayı enflasyon verisine, Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmelerin seyrine ve FED’in faiz politikası kararlarına bağlı olarak şekillenecek. Özellikle, mayıs ayı enflasyon verisinin beklentilerin altında gelmesi, FED’in yılın ikinci yarısında faiz indirimine dair beklentileri yeniden canlandırabilir ve altın fiyatları üzerinde olumlu bir etki yaratabilir. Ancak, barış görüşmelerinin başarısızlıkla sonuçlanması durumunda, enerji fiyatlarının yüksek seviyelerde kalması ve FED’in faiz artırımlarını ertelemesi, altın fiyatları için ciddi bir risk oluşturmaya devam edecektir. ING, yıl sonuna kadar altın fiyatının ons başına 5.000 dolara ulaşabileceğini öngörüyor.”}