Buenos Aires’te devam eden davada, efsane futbolcu Diego Maradona’nın son dönemindeki tedavi süreçleri, sağlık ekibinin eylemleri ve sonuçları büyük bir dikkatle inceleniyor. San Isidro Ceza Mahkemesi’nde yargılanan iki doktor, Maradona’nın ölümüne ilişkin sorumluluğu tartışırken, davada bir dönüm noktası yaratıyor.

İddiaya göre, Maradona’nın tedavi gördüğü özel klinik olan Ipensa Kliniği’ndeki doktorlar, efsane futbolcunun kronik kalp rahatsızlıklarını yeterince dikkate almadıklarını savunuyor. Kardiyolog Oscar Franco, Maradona’nın yüksek tansiyon ilacı Losartan’ı son kullanma tarihine geldiğinde kullanmayı bırakmasının, kalp kası üzerindeki olumsuz etkilerini göz ardı etmediğini vurguluyor. Bu durumun, Maradona’nın sağlık durumunu hızla kötüleştirmesine ve ölümüne zemin hazırladığını öne sürüyor.

Dahiliye Uzmanı Marcos Correa ise, Maradona’nın tedavi sürecinde kullandığı farklı psikiyatrik ilaçların yanı sıra, yüksek tansiyon ilacı kullanımının eksikliğine dikkat çekiyor. Correa’nın ifadesi, sağlık ekibinin multidisipliner bir yaklaşımla Maradona’nın sağlık sorunlarını yönetmek yerine, tek bir tedavi planına odaklandığını gösteriyor. Bu durum, uzun vadede olası komplikasyonları önlemeyi engellemiş olabilir.

Soruşturma, sadece doktorların eylemlerini değil, aynı zamanda diğer sağlık çalışanlarının rolünü de sorguluyor. Savcılık, Maradona’ya düzenli tıbbi kontrol yapılmadığını, sağlık durumunun kötüleşmesine rağmen gerekli müdahalelerin zamanında gerçekleştirilmediğini iddia ediyor. Bu durum, efsane futbolcunun ölümünün önlenebilir olup olmadığına dair önemli bir soru işareti yaratıyor. 7 sağlık çalışanı, bu iddialarla birlikte hakim karşısında ve suçlamaları yanıtlamaya hazırlanıyor. Maradona’nın ölümünün ardından açılan soruşturma, futbol tarihinin en büyük isimlerinden birinin hayatının son anlarında yaşananların bir ders niteliğinde olup olmadığını sorguluyor.