Türkiye'nin gizli hazinelerinden biri olan Divle Obruk Peyniri, Karaman’ın Ayrancı ilçesi Divle köyünde, yüzyıllık bir gelenekle üretiliyor. Köydeki mağaraların derinliklerinde, doğanın kendi laboratuvarında, olağanüstü bir lezzetin sırrı saklanıyor. Bu peynir, sadece tatlarıyla değil, aynı zamanda üretim sürecindeki benzersiz koşullarıyla da dünya çapında merak uyandırıyor.

Üretim hikayesi, yerel koyun ve keçi sütlerinden başlar. Bu sütler, kuzu ve oğlak derilerinden hazırlanan tulumlara aktarılır. Ardından, tulumlar 36 metreye yakın derinlikteki, yer altı mağarasına indirilir. Bu mağara, peynirlerin 6 aylık olgunlaşma sürecinin gerçekleşeceği özel bir ortam sunar. Mağaranın kendine özgü mikroorganizma dengesi, peynirin dönüşümünü başlatır ve ortaya çıkan sonuç, yiyecek endüstrisinde eşsiz bir kilometre taşı olur.

Bu dönüşümün merkezinde, Divle mağarasının kendine özgü florası yer alır. Bu floranın etkisiyle beyaz tulumlar, zamanla kırmızıya bürünür. Bu renk değişiminin ardındaki bakteriler, peynirin aromatik özelliklerini de belirler. Köyün muhtarı Tacettin Durna, bu bakterinin yaklaşık 500 yıl önce Divle mağarasında ilk kez ortaya çıktığını ve bu bakterinin başka hiçbir yerde bulunmadığını vurgulayarak, peynirin eşsizliğini bilimsel bir zemine oturtuyor. Bu bakterinin varlığı, peynirin değerini katlar ve onu dünya çapında benzersiz kılar.

Divle Obruk Peyniri’nin kilogram fiyatı, bu özel üretim sürecinin ve bakterilerin etkileşimiyle belirlenir. Olgunlaşma sürecinin ardından çıkarılan peynirler, ekim-kasım döneminde 1200 ile 1700 lira arasında değişen fiyatlarla satılır. Köyde yerinden alınan peynir, 1200 liradan satılırken, paketleme ve kargo gibi ek maliyetler dahil edildiğinde fiyat 1700 liraya kadar yükselir. Bu da Divle Obruk Peyniri’ni, dünyanın en pahalı peynir çeşitlerinden biri haline getiriyor. Köydeki üreticiler, bu peynirin değerini, mağaraların gizli lezzetini ve yüzyıllık bir geleneği koruma çabasıyla ortaya koyuyor.