Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Avrupa'nın enerji arz güvenliği ve ekonomik istikrarı üzerine önemli bir değerlendirme yaptı. Von der Leyen, Hürmüz Boğazı'ndaki artan gerilimlerin ve buna bağlı olarak ithal fosil yakıt fiyatlarındaki yükselişlerin, Birliğin finansal yapısı üzerinde ciddi bir etki yarattığını vurguladı. Açıklamasına göre, bu durum Avrupa'ya 90 milyar euro’luk ek bir mali yük getirdi.

Strazburg'daki Avrupa Parlamentosu Genel Kurul toplantısında konuşan von der Leyen, Avrupa'nın uzun süredir devam eden dışa bağımlılık sorununu bir kez daha gündeme getirdi. Rusya'nın doğal gaz akışındaki kesintinin ardından, AB'nin enerji kaynaklarını çeşitlendirme çabalarına rağmen, Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin tıkanması gibi beklenmedik olaylar, enerji piyasalarındaki istikrarsızlığı daha da artırmış ve Birliğin bütçesine ek yükler bindirmiştir. ‘Bu durum, Avrupa’nın sanayi gücü potansiyelini ciddi şekilde tehdit etmektedir,’ dedi von der Leyen, ‘Enerji maliyetleri sürekli olarak yüksek seviyelerde kalırsa, rekabet gücümüz sarsılır.’

Von der Leyen, bu krizin, Avrupa'nın enerji politikalarındaki dönüşüme hız vermesi gerektiğini belirterek, temiz enerji kaynaklarına yatırım yapılması gerektiğinin altını çizdi. Yenilenebilir enerji kaynakları (güneş, rüzgar, hidroelektrik) ve nükleer enerji gibi teknolojilerin, Avrupa'nın enerji bağımsızlığını artıracağı ve gelecekteki enerji fiyatlarındaki dalgalanmaları azaltabileceği vurgulandı. Ayrıca, biyometan gibi yenilikçi yakıtların da bu dönüşüm sürecinde önemli bir rol oynayacağı belirtildi.

Komisyon Başkanı, Avrupa’nın enerji tüketim alışkanlıklarını değiştirmesi gerektiğini ve 2040 yılına kadar toplam enerji tüketiminde elektriğin oranını iki katına çıkarmayı hedeflediğini açıkladı. Bu hedefe ulaşılması halinde, Avrupa Birliği’nin yıllık fosil yakıt ithalat faturası 260 milyar euro azalabilir. Von der Leyen, bu hedefin gerçekleştirilmesi için elektrik şebekelerinin güçlendirilmesi, yenilenebilir enerji projelerinin hızla hayata geçirilmesi ve enerji depolama kapasitesinin artırılması gerektiğini ifade etti. Avrupa’nın geleceğinin, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelme stratejileriyle şekilleneceği vurgulandı.