Karadeniz’in bereketli sularında, 2026-2027 balıkçılık mevsiminin ilk sinyalleri verilmişken, palamut avında beklenmedik bir durum ortaya çıktı. Sezonun ilk haftasında başlayan yoğun avlanma, palamut arzının artmasıyla birlikte tezgâh fiyatlarında sert bir düşüşe neden oldu. Bu durum, balıkçılar arasında maliyetlerini karşılayabilmek için geçici bir mola verilmesi gerektiğini savunan görüşlerin güçlenmesine yol açtı.
İstanbul Su Ürünleri Hali’ndeki veriler, 750-850 gram ağırlığındaki palamutun kilogram fiyatının Eylül ayının ilk haftasında 59 ile 71 TL aralığında seyrettiğini gösteriyor. Ancak, bu artan palamut arzı, tüketiciler için fırsat yarattı ve kısa sürede 150-200 TL’den düşen fiyatlar, balıkçıların işlerini yapabilme kapasitesini sorgulamasına neden oldu. Bu durum, balıkçılık sektöründe maliyet hesaplamaları ve karlılık oranları konusunda ciddi bir tartışma başlatıldı.
Doğu Karadeniz Su Ürünleri Kooperatifleri Bölge Birliği Başkanı Ahmet Mutlu, bu durumu değerlendirirken, balıkçıların palamudu 30-40 TL civarında satmak zorunda kaldığını ve tüketicinin aynı ürünü 100-125 TL’ye almak zorunda kaldığını vurguladı. Tekne operasyon giderlerinin, mazot, personel ve diğer avlanma masrafları nedeniyle ciddi bir yük oluşturduğunu belirten Mutlu, “Sürekli olarak bu düşük fiyatlarla çalışmak, balıkçıların geçimini güvence altına alamayacak. Bu nedenle, birkaç gün denize çıkılmaması, piyasaya giren balık miktarını kontrol altına alarak fiyatların yeniden dengelenmesine katkı sağlayabilir” dedi. Bu çağrı, balıkçılar arasında denize çıkmama kararı almalarına zemin hazırladı.
Piyasada yaşanan bu değişim, sadece balıkçılar için değil, tüketiciler için de dikkat çekici bir durum oluşturuyor. Avın yoğunluğu ile fiyatlar arasındaki uçurum, tedarik zincirinin karmaşıklığını gözler önüne seriyor. Nakliye, hal, komisyon ve perakende aşamalarında oluşan maliyetler, nihai tüketiciye yansıyor. Uzmanlar, palamut stoklarının geleceği ve gelecek sezonlara hazırlık konusunda da uyarıyor. Sinop Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Samsun, sezonun ilk döneminde avlanan palamutların çoğunun henüz üremeden yakalandığını ve bu durumun, gelecek yıllardaki stoklar açısından risk oluşturabileceğini belirtti. Uzmanlar, palamutların denizde kalma süresini uzatmanın, hem stokların korunmasına hem de daha kaliteli bir ürün elde edilmesine yardımcı olabileceğini öne sürdürüyor.”} .