Türkiye’nin tarım sektöründe yankı uyandıran bir olay zinciri, adil fiyat politikalarının ve üreticilerin haklarının korunmasına yönelik kapsamlı bir operasyonla sonuçlandı. Başkan Erdoğan’ın talimatıyla harekete geçen yetkililer, gıda piyasasında yaşanan manipülasyonları tespit etmek ve bu tür faaliyetleri engelleyecek önlemler almak amacıyla harekete geçti. Bu operasyon, tarladan toplanan ürünlerin değerinin artırılması amacıyla gerçekleştirilen fahiş fiyatlandırma ve sahtecilik faaliyetlerini ortaya çıkaran tarihin en kapsamlı operasyonlarından biri olarak kayıtlara geçti.

Operasyonun merkezinde, 1250 çiftçinin ifadeleriyle ortaya çıkan karmaşık bir sistem yer alıyordu. Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu (VDK) vergi müfettişleri, Ticaret Bakanlığı Hal Kayıt Sistemi (HKS) verileri, Tarım ve Orman Bakanlığı Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) kayıtları, MASAK mali analiz raporları, Rekabet Kurulu incelemeleri ve İstanbul, Ankara, İzmir, Mersin ve Antalya Büyükşehir Hal Müdürlükleri kayıtları arasında çapraz eşleştirmeler yaparak usulsüzlükleri tespit etti. Çiftçilerin tek tek alınan yazılı ifadeleri, soruşturmanın temel veri tabanını oluşturdu. VDK raporları, tarladaki gerçek fiyatların, sahte belgelerle kâğıt üzerinde 3 ila 5 katına çıkarıldığını açıkça ortaya koydu. Bu sistemde, çiftçiden alınan ürün adına daha yüksek fiyat ve miktarla müstahsil makbuzları düzenlenerek şirketlerin kayıtlı alış maliyeti sanal olarak artırılıyordu.

Bu manipülasyonlar, 2025 yılında 200 ton limon üreten bir çiftçinin adına 633 tonluk makbuz kesilmesi, 126 ton limon satan bir üreticinin satışının 328 ton olarak gösterilmesi, 60 ton sarımsak üretip kilosunu 50 TL'den satan bir çiftçinin adına 800 ton sarımsak yazılması gibi örneklerle somutlaştı. Ayrıca, 400-500 ton patates satan bir çiftçinin adına 1 milyon 741 bin 840 kg patates kayda geçirildiği, 700 ton soğan satan bir çiftçinin adına 1855 ton, 100-140 ton muz satan bir çiftçinin adına ise 192 tonluk makbuz tanzim edildiği belirtiliyor. Bu durum, tedarikçi şirketlerin e-Faturaları ile Ticaret Bakanlığı Hal Kayıt Sistemi (HKS) bildirimleri arasındaki uçurumları da gözler önüne serdi. Aracıların kendi grup şirketleri ve aile bireyleri üzerinden fiktif el değiştirmeleriyle tedarik zincirini uzattıkları ve elde edilen kârları dev zincir marketlere yüksek fiyatlarla faturalandırdıkları ortaya çıktı. Acar Agro’nun 2025 yılında Yeni Mağazacılık A.Ş.’ye yaklaşık 709 milyon TL, Migros’a 21,7 milyon TL satış yaptığı, 2026’nın ilk 3 ayında ise Yeni Mağazacılık’a 193,2 milyon TL, Tarım Kredi Kooperatifi’ne 73,5 milyon TL, Migros’a 25,7 milyon TL fatura kestiği belirlendi. Kerem Sebze Meyve ve ŞOK gibi firmaların da bu usulsüzlüklerle bağlantılı olduğu tespit edildi.

Operasyon sonucunda, şüpheli firmaların isimleri gün yüzüne çıkarıldı: Ahmet Demir Gıda, Akkuş Tarımsal, Aydaş Organik Tarım, Beta Tropikal Meyve, Bigadiç Derin Tarım, Eren Tarım, Erol Nakliyat Tarım, Es-Sa Tarım, Fatih Tarımsal Ürünler, Kerem Sebze Meyve ve Zafer Y... Emin Bayram isimli bir çiftçinin adına 1 milyon 236 bin TL değerinde üretici makbuzunun düzenlenmesi, operasyonun zirvesini oluşturdu. Bayram, “Bigadiç Derin Tarım’a sattım gibi görünen kapya biberi hiçbir zaman üretmedim” diyerek suçlamaları kabul etti. Bu operasyon, tarım sektöründe şeffaflığın ve hesap verebilirliğin önemini bir kez daha vurgularken, yetkililerin benzer usulsüzlükleri engellemek için daha da kapsamlı önlemler alması gerektiğini gösteriyor.”}**{