Türkiye’nin önemli tarım bölgelerinden İstanbul’da, sebze ve meyve piyasasında yaşanan fiyat artışları üzerine başlatılan geniş çaplı operasyon, piyasa manipülasyonu şüphesiyle 41 büyük dağıtım firmasının yöneticilerine yönelik harekete dönüştü. Cumhuriyet Başsavcılığı’nın koordinasyonluğunda yürütülen soruşturma, piyasadaki dengeleri bozabilecek haksız kazanç elde etme çabalarına karşı harekete geçilmesini sağladı.

Operasyon kapsamında, yaş sebze ve meyve piyasasında fiyatları kasıtlı olarak yükselterek haksız kazanç sağladıkları iddia edilen 41 büyük dağıtım firmasının 41 yöneticisi hakkında gözaltı kararı verilmiş durumda. Bu durum, tarım sektöründe şeffaflık ve adalet ilkelerinin korunması açısından kritik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Operasyonda, Ticaret Bakanlığı’nın Hal Kayıt Sistemi, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Çiftçi Kayıt Sistemi verileri ile Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı’nın kapsamlı raporları kullanılıyor.

Soruşturma ekipleri, bin 29 çiftçinin beyanlarına başvurarak ürünlerin üreticiden hangi bedelle çıktığını ve tedarikçilere hangi koşullarda ulaştığını titizlikle inceledi. Bazı hallerin büyük tedarikçileri konumundaki firmaların, ürün arzını olduğundan düşük gösterip maliyetleri yükselterek piyasada manipülasyon yaptığı tespit edildi. Özellikle C.S. adlı bir firmaya ait kayıtlar, 759 bin 776 liralık makbuz düzenlenerek, ürünlerini 8-9 liradan satarken, makbuzlarda kilogram fiyatının 18.70-23.95 lira arasında gösterildiği bilgisine ulaştı. Bu durum, fiyat manipülasyonu şüphesini güçlendirdi.

Operasyonda, bir firmaya ait makbuzların, 1 Ocak 2025-31 Mart 2026 tarihleri arasında ölüm kaydı bulunan bazı kişiler adına müstahsil makbuzlarının düzenlenmesi tespit edildi. Bu şok edici bulgu, firmaların etik sınırları aşarak, tarımsal ürün alımı yapmış gibi gösterilerek, vergi avantajı elde etme çabasına işaret ediyor. Bu durum, tarım sektöründe hesaplaşma ve denetimin önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Olay, ilgili firmaların ve yöneticilerinin yargı süreçlerine dahil edilmesiyle birlikte, tarım piyasasında şeffaflık ve adalet ilkesinin sağlanması için daha da kapsamlı çalışmaların başlatılması gerektiğini gösteriyor.