Türkiye'nin güvenliğine hizmet ederken hayatını kaybeden 20 vatan evladımıza rahmet dileklerimizle birlikte, sınırda yaşanan kaza ile ilgili yapılan açıklamalar kamuoyunda merak uyandırdı. Milli Savunma Bakanlığı tarafından yapılan detaylı inceleme sonucunda, kaza nedeninin tam olarak aydınlatılamadığı ve verilerin tutarsızlıklar içerdiği vurgulandı. Uçağın son anlarındaki dijital kayıtlar, uçuş ekibinin normal bir şekilde uçuş sürdürdüğünü gösterirken, beklenmedik bir kuyruk konisi ayrılması sonucu veri kayıpları yaşanmış ve bu da kazanın kesin nedenini belirlemeyi zorlaştırmıştır.
MSB’nin raporunda, uçağın motor ve pervanelerinin kaza anında herhangi bir arıza göstermediği belirtilmiştir. Ancak, uçağın kuyruk kısmında meydana gelen hasar, uçak gövdesine yayılmış ve bu da uçak düşmesine neden olmuş olabilir. Jandarma Kriminal Başkanlığı tarafından yapılan enkaz analizleri, patlayıcı madde tespit etmediği gibi, uçağın malzemelerinde yorulma çatlakları da gözlemlenmiştir. Bu durum, uçağın uzun süreli kullanımda yıpranmış olabileceği ve kaza anında bu yıpranma nedeniyle hasar görmüş olabileceği hipotezini güçlendirmektedir. Ancak, bu yıpranmanın neden olduğu hasarın tam olarak nasıl bir etki yarattığı ve uçağın kontrolünü nasıl kaybettiği konusunda kesin bir bilgi bulunmamaktadır.
Rapor, uçağın dinglerinden birinin kopması ve bu dinginin gövdeye temas etmesi sonucu meydana gelen yapısal hasarın, kaza ile doğrudan ilişkili olabileceğini öne sürmektedir. Ancak, bu dingin kopmasının nasıl meydana geldiği, uçağın bu durumdayken nasıl bir manevra yaptığı ve bu manevranın uçuş ekibinin kontrolünü nasıl kaybettiği gibi soruların hala yanıtlanmamaktadır. Veri kayıt cihazlarının sonlandırılması, kazanın tam olarak nasıl gerçekleştiği hakkında kesin bir bilgi edinmeyi imkansız hale getirmiş ve bu da soruşturmanın karmaşıklığını artırmıştır.
Sonuç olarak, kaza raporu, kesin bir neden belirleyemediği için kamuoyunda şüphe uyandırmaktadır. Uçağın son anlarındaki verilerin eksikliği ve tutarsızlıklar, kazanın tam olarak nasıl meydana geldiği hakkında kesin bir sonuca ulaşmanın önünde büyük bir engel oluşturmaktadır. Bu trajik olay, askeri operasyonlarda kullanılan hava araçlarının güvenliğinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur.