ABD Kongresi Bütçe Ofisi'nin (CBO) son raporu, İran ile yaşanan güvenlik operasyonlarının ABD Savunma Bakanlığı'nın (Pentagon) bütçesine uyguladığı yıkıcı etkiyi somut verilerle ortaya koyuyor. ‘Destansı Öfke Operasyonu’ olarak adlandırılan bu karmaşık durum, sadece askeri harcamaları değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal sonuçları da beraberinde getiriyor. Rapor, 1 Ağustos tarihi itibarıyla bu operasyonlara harcanan toplam maliyetin yaklaşık 38 milyar doları aştığını açıkça belirtiyor.
CBO’nun detaylı incelemesi, bu maliyetin dört ana başlık altında değerlendirilmiş: Operasyonel harcamalar, yani savaşta kullanılan mühimmatın ve teçhizatın yenilenmesi; fırsat maliyetleri, yani savaşın kaynakları başka alanlara yönlendirmesi nedeniyle ihmal edilen projeler ve yatırımlar; ekonomik etkiler, özellikle de enerji piyasalarındaki dalgalanmalar ve enflasyonist baskılar; ve nihayetinde, olası ek harcamalar. Rapor, çatışmanın sürmesi halinde bu giderlerin katlanarak artacağını, her ek ayda 2 ila 3 milyar doların Pentagon’un bütçesinden çıkabileceğini tahmin ediyor. Bu durum, ABD’nin uzun vadeli savunma stratejisi ve ekonomik planlaması açısından ciddi bir risk oluşturuyor.
Raporun en dikkat çekici bulgularından biri, hava savunma füzeleri konusundaki ‘fırsat maliyetinin’ büyüklüğü oldu. ABD’nin mevcut hava savunma sistemlerinin stokları hızla azaldıkça, bu durum ülkenin güvenlik kapasitesini önemli ölçüde zayıflatabilir. Özellikle Çin gibi gelişmiş füze teknolojilerine sahip ülkelerle yaşanabilecek potansiyel krizlerde, ABD’nin savunma yetenekleri ciddi şekilde kısıtlanabilir. Ayrıca, Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz’deki deniz trafiğinin aksaması, küresel enerji piyasalarında büyük bir şok yaratıyor ve benzin, dizel ve jet yakıtı fiyatlarını felç ediyor. Bu durum, tüketici fiyatları üzerinde doğrudan bir etki yaratarak enflasyonist baskıları artırıyor.
CBO’nun raporu, sadece operasyonel harcamaları değil, aynı zamanda enflasyonist etkileri de vurguluyor. Yüksek enerji fiyatları ve lojistik maliyetleri, tüketici fiyatları endekslerini (PCE) olumsuz etkiliyor. 2027’nin ilk çeyreğinde, PCE fiyat endeksi’nin beklendiği gibi gerçekleşmemesi durumunda, ABD ekonomisi ciddi bir enflasyonla mücadele etmek zorunda kalabilir. Bu durum, Hazine tahvil faizlerini de yukarı çekerek yatırımcılar için riskleri artırıyor. Rapor, bu ek maliyetlerin ve enflasyonist baskıların, ABD’nin gelecekteki ekonomik planlarını ve savunma stratejilerini derinden etkileyeceğini belirtiyor.