Fırat Nehri üzerinde konumlanmış devasa Keban Barajı, Elazığ’ın kalbinde yer alan, enerji üretimi, balıkçılık ve tarımsal sulama faaliyetlerine ev sahipliği yapan önemli bir yapıdır. 1974 yılında faaliyete geçtikten bu yana bölge ekonomisine ve yaşamına katkı sağlamış, ancak barajın su seviyesinin yükselmesi, her zaman bir risk unsuru barındırmıştır. Bu kez, yoğun kar erimeleri ve aşırı yağışlar, barajın rezervuar kapasitesini sonuna kadar doldurmuş, 7 yıldır kapalı olan tahliye kapaklarının yeniden açılmasına neden olmuştur.

Barajın toplam kurulu gücü, 1330 megavatlık 8 üniteden oluşmaktadır. Artan su debisi, barajın maksimum su seviyesine yaklaşmasına yol açmış, baraj yetkilileri, olası taşkın riskini minimize etmek amacıyla 6 tahliye kapakasını açma kararı almıştır. Bu karar, hem barajın güvenli bir şekilde suyun akışını sağlamak hem de potansiyel bir felaketi önlemek için kritik öneme sahiptir. 7 yıl aradan sonra gerçekleşen bu olay, yerli ve yabancı ilgiyi üzerine çekmiş, bölge halkının meraklı bakışlarını baraj üzerinde toplamıştır.

Kapakların açılmasıyla, Fırat Nehri’nin gücü ve barajın kapasitesi gözler önüne serilmiş, bölge halkı ve çevre uzmanları, suyun akışını yakından takip etmiştir. Vatandaşlardan Özcan Karadere gibi, bu olağanüstü anları cep telefonu kameralarıyla ölümlendirenler, o anı sonsuza kadar yaşatmışlardır. Karadere, yağışların ardından barajın dolmasının mutluluk verici olduğunu ve bu durumu bir fırsat olarak değerlendirerek, suyun akışını izlemeye karar verdiğini ifade etmiştir. Bu durum, barajın güvenli bir şekilde yönetilmesinin önemini bir kez daha vurgulamıştır.

Bu tarihi olayın izleniyenleri arasında DSİ 9. Bölge Müdürü Ömer Açıkgöz, Keban Belediye Başkan Vekili Abdullah Demir, Keban Barajı ve Hidroelektrik Santrali İşletme Müdürü Bekir Kaya ve çeşitli kurumların temsilcileri yer almıştır. Keban Barajı ve Hidroelektrik Santrali’nin, ülkenin enerji bağımsızlığına ve sulama projelerine önemli katkıları olduğu belirtilirken, 7 yıllık bekleyişin ardından barajın yeniden aktif hale gelmesi, bölge halkı için büyük bir memnuniyet kaynağı olmuştur. Bu olay, aynı zamanda Türkiye’nin su kaynaklarının yönetimi ve baraj teknolojileri konusunda da önemli bir örnek teşkil etmektedir.”}