Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında gerçekleşen yakın tarihli buluşma, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'ndan ilk tepkiye sahne oldu. Cumhuriyet'e özel bilgileri aktaran Barış Terkoğlu, İmamoğlu'nun çevresindeki isimlerden aldığı değerlendirmeleri derledi. Bu değerlendirmeler, görüşmenin arkasındaki motivasyonları ve İmamoğlu'nun bakış açısını anlamak için önemli ipuçları sunuyor.

Terkoğlu'nun raporuna göre, İmamoğlu'nun görüşmeyi değerlendirirken üç temel noktaya vurgu yaptı. Öncelikle, bir belediye başkanının, özellikle de büyükşehir belediye başkanının, Cumhurbaşkanlığı'nda görüşme yapmasının önünde hiçbir engel olmadığını belirtti. İstanbul'da yaptığı projeler ve finansman kaynakları için Cumhurbaşkanlığı ile iletişim kurma çabalarının, bu tür bir diyalogun normal bir olgu olduğunu savundu. Ancak, bu durumun 9 Eylül'de gerçekleşmesi, İmamoğlu için önemli bir kaygı yarattı.

İmamoğlu'nun dikkat çektiği en önemli nokta, 9 Eylül tarihinin sembolik anlamıydı. Bu tarih, Cumhuriyet Halk Partisi'nin kuruluş yıl dönümü olduğu kadar, aynı değerlere bağlılığını ifade eden yeni siyasi partiler tarafından da kutlanıyor. Bu nedenle, İmamoğlu, görüşmenin bu tarihte yapılmasına ilişkin bir sakıncalı noktanın olduğunu, fotoğrafın bu tarihin üzerine sıkıştırılmaması gerektiğini vurguladı. Bu durum, özellikle CHP'ye yönelik bir algı yaratma potansiyeli taşıdığına inanıyor.

Son olarak, İmamoğlu'nun çevresindeki isimler, bu tarihin seçilmesinin sorumlusunun Mansur Yavaş olmadığını, bunun Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından belirlenen bir randevu olduğunu ifade etti. Bu, Yavaş'ın görüşme talebinde bulunmasının ardından, Cumhurbaşkanlığı tarafından belirlenen ve 9 Eylül'e denk gelen bir tarih üzerinde yoğunlaştığına işaret ediyor. Bu durum, İmamoğlu'nun, görüşmenin arkasındaki stratejik motivasyonları anlamaya çalışırken, sorumluluğun Erdoğan'da olduğunu düşünmesine neden olmuş.