Ankara’da gerçekleştirilen geniş kapsamlı bir operasyon, medya dünyasında yankı uyandırdı. ‘Ailem Güvende’ adı verilen ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarını hedefleyen soruşturma kapsamında, gazeteci Tuğba Tekerek ve Kaos GL derneğinin önemli isimlerinden yedi kişi, adli makamlar tarafından tutuklandı. Bu tutuklama, ifade özgürlüğüne yönelik bir darbe olarak değerlendiriliyor ve hukukun bağımsızlığının sorgulanmasına neden oluyor.
6. Sulh Ceza Hakimliği’nin aldığı karar, şüphelilerin ‘dernek faaliyetlerine muhalefet’, ‘müstehcen içerik yayına girmesine aracılık’ ve ‘çocukların erişimine açık müstehcenlik’ suçlarına karışması iddialarına dayanıyor. Ancak, hakimlik, bu iddiaların soruşturma aşamasında ortaya atılan geçici iddialar olduğunu ve tutuklama kararının kesin bir hükme dönüşmeyeceğini vurguluyor. Hakimler, şüphelilerin dernek içindeki rolleri, kolluk tarafından toplanan deliller ve derneğin dijital platformlardaki paylaşımları gibi verileri değerlendirerek ‘kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller’ bulunduğuna karar vermişlerdir.
Karar sürecinde, bazı şüphelilerin kaçma veya delilleri gizleme potansiyeli olduğu da belirtiliyor. Bu durum, adli kontrol tedbirlerinin yeterli olmadığına dair bir değerlendirme yapılmasına yol açmış ve hakimlik, tutuklamanın devamlılığı için gerekli gördükleri önlemleri almaya karar vermişlerdir. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan yedek dernek üyeleri ise savcılığın tutuklama taleplerinin reddedilmesiyle serbest bırakılmıştır. Bu kararda, şüphelilerin görev tanımları, alınan savunmaları ve toplanan delillerin kapsamı gibi faktörler dikkate alınmıştır.
Bu gelişme, Ankara’daki soruşturmanın kapsamını daha da genişletmiş olup, toplamda 13 kişinin tutuklandığı ve 20 kişinin hakkında karar verilen bir süreç başlamıştır. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in açıklamaları, operasyonun 5 il merkezli ve 15 ili kapsadığını, 162 şüpheli, 9 dernek ve 13 işletme üzerinde adli işlemler gerçekleştirildiğini belirtmektedir. Bu durum, ifade özgürlüğüne yönelik bir tehdit olarak değerlendirilmekte ve konuyla ilgili hukuki süreçlerin yakından takip edilmesi gerekmektedir.”} attığı basına.