Diyarbakır Milletvekili Cengiz Çandar, son dönemde artan ve 'Ailem Güvende' adıyla yürütülen LGBTİ+ derneklerine yönelik operasyonlar hakkında sert bir çıkış yaptı. Operasyonların, iktidarın sistematik bir şekilde muhalefeti hedefleyen bir strateji parçası olduğunu savunarak, bu uygulamaların hukukun ve insan haklarına aykırı olduğunu vurguladı. Çandar, bu durumun, geçmişte yaşanan benzer faşizan rejimlerin karanlık bir yansıması olduğunu ifade etti.
Çandar, operasyonların ‘Süreç’ olarak adlandırılan dönemde iktidarın muhalete karşı uyguladığı baskılara bir gönderme niteliğinde olduğunu belirterek, ‘Uyanık olalım’ çağrısında bulundu. Özellikle Nazi Almanya’sındaki benzer uygulamalara atıfta bulunarak, bu türden baskıların insanlık tarihindeki en korkunç örneklerden biri olduğunu vurguladı. Bu tür operasyonların, temel insan haklarını ihlal ettiği ve demokratik değerlere zarar verdiği gerekçesiyle, derhal sona erdirilmesi gerektiğini savundu.
Operasyonların, barış akademisyenlerinin ve sivil toplum örgütlerinin (TSO) hesaplarının kapatılması gibi, daha geniş bir kapsamda muhalefeti sindirme çabasıyla bağlantılı olduğunu da değerlendirdi. Uluslararası Af Örgütü ve Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) gibi kuruluşlara yönelik operasyonların, iktidarın muhalefeti susturma ve ifade özgürlüğünü kısıtlamaya yönelik bir strateji olduğunu söyledi. Bu durumun, demokratik bir hukuk devletinde asla kabul edilemez olduğunu belirtti.
Çandar, operasyonların, ‘aileleri koruma’ bahanesiyle gerçekleştirildiğini eleştirerek, bu bahanin sadece bir yalan olduğunu ve amacının muhalefeti itibarsızlaştırmak ve toplumda ayrımcılığı körüklemek olduğunu savundu. Bu türden operasyonların, geçmişte Nazi Almanya’sında uygulanan benzer yöntemlere benzer şekilde, insanlık dışı ve hukukun dışındaki bir yaklaşım olduğunu vurgulayarak, bu tür uygulamaların tekrarının asla kabul edilemeyeceğini sonlandırdı.