Yekaterinburg'da düzenlenen Uluslararası Gençlik Festivali'nin çerçeveleri altında konuşan Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, ABD Başkanı Trump'ın Ukrayna ve Rusya arasındaki enerji ateşkesi teklifine ilişkin önemli bir eleştiri savundu. Zaharova, bu teklifin sadece vaatlerden ibaret olduğunu, gerçek bir eylem planının eksik olduğunu ve bu nedenle Kiev yönetimi tarafından da aynı titizlikle uygulanması halinde başarısız olacağını belirtti. Bu durum, uluslararası diplomaside somut adımların önemini bir kez daha vurguladı.
Zaharova, İsviçre'nin, Rusya, ABD ve Ukrayna arasında müzakerelerin yapıldığı bir platform olarak uygun olmadığını sert bir dille ifade etti. İsviçre'nin dış politikası içerisinde Rusya'ya karşı bir tavır sergilediği ve bu durumun Rusya'nın güvenliğini tehdit ettiğini savundu. Ayrıca, NATO ülkelerinin Ukrayna'da ve dışında silah üretim tesisleri kurma faaliyetlerine dikkat çekerek, bu durumun Rusya'ya yönelik askeri tehdidin arttığı bölgeleri meşru hedefler haline getirdiğini açıkladı. Bu ifade, uluslararası güvenlik dengelerinin yeniden şekillenmesi gerektiği yönünde bir sinyal olarak yorumlandı.
Litvanya'nın anayasasında yer alan nükleer silah yasağını kaldırma girişimlerinin Rusya için ciddi bir güvenlik tehdidi oluşturduğunu belirten Zaharova, bu durum karşısında Rusya'nın da gerekli adımları atacağını vurguladı. Batı ülkelerinin nükleer silahların yayılması konusunda yaptığı uyarıların dikkate alınması gerektiğini ifade ederek, bu konuda daha dikkatli olunması gerektiğini belirtti. Macaristan'ın Rus diplomatlarını sınır dışı etme kararını ise yapıcı bir adım olarak değerlendirmedi ve bu kararın gerekli bir şekilde karşılık vereceklerini ilan etti.
Tartışmaların akışı sırasında Japonya'nın, İkinci Dünya Savaşı'nın sonrasında ortaya çıkan sonuçları kabul etmesi gerektiği vurgulandı. Ayrıca, Ermenistan'da bulunan Rus askeri üssünün akıbetiyle ilgili sorular üzerine, üssün bölgenin güvenliğinin sağlanmasında kritik bir rol oynadığı belirtildi. Rus birliklerinin, Ermenistan'da ikili anlaşmalar çerçevesinde bulundukları ve bu anlaşmalara uymaya hazır oldukları ifade edildi. Zaharova, Hürmüz Boğazı'na yönelik abluka girişimlerinin uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve bu durumun kabul edilemez olduğunu son kez vurgulayarak, uluslararası hukukun korunması gerektiği mesajını iletti.