Siyasi arenada dikkat çeken bir gelişen: Yargıtay, Yeni Parti’nin adının, kurulduğu tarihten üç gün sonra Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na yaptığı başvuruda, Yenilik Partisi ile benzerliği nedeniyle Siyasi Partiler Kanunu’na aykırı olduğunu gerekçesiyle tebliğ etti. Bu durum, siyasi partilerin isimlerinin korunması konusundaki hukuki hassasiyetleri bir kez daha göz önüne serdi.
Sözcü TV’deki ‘Karşı Karşıya’ programında İsmail Saymaz’ın sunumuyla detaylandırılan olay, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Muhsin Şentürk’ün imzasıyla Yeni Partiye gönderilen iki sayfalık bir tebligata dayanıyor. 12 Eylül tarihli olan belge, partinin isim benzerliğine yönelik başvurusunun ardından Yargıtay’ın görüşünü ortaya koyuyor. Başvurunun sahibi, Yeni Parti’nin eski CHP Ardahan Milletvekili ve emekli büyükelçi Öztürk Yılmaz’dı. Yılmaz, parti kurulduktan sonra Yargıtay’a başvurarak, ‘Yeni’ ve ‘Yenilik’ isimlerinin karıştırılma potansiyeli nedeniyle Yeni Parti’nin bu isimde parti kurmasının önüne geçilmesini talep etmişti.
Tebligatta, Siyasi Partiler Kanunu’nun 96’ncı maddesi vurgulanarak, siyasi partilerin isimlerinin, amblemlerinin, rumuzlarının ve benzeri işaretlerinin aynen veya iltibasa mahal verecek şekilde başka bir siyasi parti tarafından kullanılamayacağı belirtiliyor. Yargıtay, sadece bir partinin isim, amblem ve rumuzunu tıpatıp kullanmasının yasaya aykırı olacağını, aynı zamanda iltibasa mahal verecek şekilde kullanımının da partiler arasında karışıklığa neden olacağını vurguluyor. Bu yasa maddesi, seçmen iradesini engelleyecek biçimde hukuki ve demokratik olmayan sonuçların ortaya çıkmasını engellemek amacıyla Yeni Parti’nin isminin iltibasa sebebiyet vermeyecek şekilde değiştirilmesini öngörüyor.
Yargıtay’ın bu kararı, Yeni Parti’nin isim değişikliği yapması gerektiğini ima ediyor. Belgede, Yeni Parti’nin adının Yenilik Partisi ile benzerlik gösterdiği ve seçmen iradesini engelleyecek bir karışıklık yaratma potansiyeli taşıdığı açıkça ifade ediliyor. Siyasi Partiler Kanunu, Milletvekili Seçimi Kanunu ve Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Kanunu’na göre oy pusulalarında parti özel işaretlerinin yer alacağı hatırlatılarak, hukuki ve demokratik sonuçların korunması için partinin isminin değiştirilmesi gerektiği vurgulanıyor. Bu durum, siyasi partilerin isimlerinin seçmenlerin kafasını karıştırmaması ve hukukun üstünlüğüne saygı gösterdiği bir şekilde belirlenmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor.