Hukukun kalbinde yeniden bir yankı! İstanbul Barosu’nun önde gelen ismi İbrahim Kaboğlu, baro başkanlığı görevine devam etme kararı aldı. 10 Ekim’de düzenlenecek genel kurulda Değişim İçin Avukatlar’ın adayı olarak yola çıkacak Kaboğlu, baroyu daha da ileriye taşımayı ve Türkiye’de hukukun etkin bir şekilde uygulanmasına katkı sağlamayı hedeflediğini ilan etti. ‘Baromuzu ilerleteceğiz; hukuk ve yargı kurumu olma özelliğini daha ileriye götüreceğiz’ diyerek, baronun mevcut yapısında bulunan zayıf noktaları gidermeye ve baroyu daha güçlü bir yapıya kavuşturmaya odaklanacağını vurguladı.
Kaboğlu, 2024’den bu yana yönettiği sürede baro içerisinde sergilenen iş birliğini ve yoğun çalışmayı özetledi. Marmara Üniversitesi’nde aldığı öğretim görevlisi teklifini reddederek, baro başkanlığına odaklanmanın önemini vurguladı. 40 yıllık öğretim hayatı ve yasama meclisi üyeliği deneyimlerini İstanbul Barosu’na harcadığı dönemde, hukukun etkinliğinin baro tarafından nasıl sağlanması gerektiği konusundaki düşüncelerini paylaştı. Baro bünyesinde faaliyet gösteren çeşitli komiteler, merkezler ve delegeler heyeti gibi farklı yapıların, baro yönetiminin iş yükünü hafifletmede ve baro üyeleriyle etkileşimde bulunmada kritik bir rol oynadığını belirterek, bu yapıların koordineli bir şekilde çalışmasının önemine dikkat çekti. Baro’nun, Türkiye’nin hukuk alanındaki en önemli ve etkili kurumlardan biri olduğunu ve bu rolü sürdürmek için sürekli olarak yenilikçi ve katılımcı bir yönetim anlayışının benimsenmesi gerektiğini savundu.
Kaboğlu’nun açıklamaları, baro yönetiminin operasyonel süreçlerinin sadece Yönetim Kurulu tarafından değil, baro üyeleri, komiteler ve merkezler tarafından da şekillendiğini gösterdi. Özellikle, baro üyeleri arasında düzenli olarak gerçekleştirilen toplantılar ve iletişim kanalları sayesinde, baro yönetiminin toplumun ihtiyaçlarına duyarlılık ve çözüm odaklı yaklaşım sergilemesi sağlandı. Bu süreçte, baro üyelerinin görüş ve önerilerinin dikkate alınması, baro yönetiminin karar alma süreçlerine dahil edilmesi ve baro üyeleri arasında karşılıklı güven ve iş birliği ilişkilerinin güçlendirilmesi gibi unsurlara büyük önem verildi.
Son olarak, Kaboğlu, İstanbul Barosu’nun 148’inci yıl dönümünü kutlarken, baronun geleceğe yönelik vizyonunu da belirledi. Baro’nun, 150’inci yılını ‘hepimiz’ birlikte kutlayacağı ve baro faaliyetlerine tüm paydaşları dahil edeceğini vurgulayarak, katılımcı, kapsayıcı ve kurumsal gelişimci bir yönetim anlayışının benimsenmesi gerektiğini ilan etti. ‘Hukukun ortak paydası yolunda yürümeye ve Türkiye’de hukuku etkili kılmaya davet’ çağrısı yaparak, baro yönetiminin baroyu daha da güçlendirme ve baro üyelerinin haklarını koruma misyonunu yerine getirme konusundaki kararlılığını gösterdi.”}p>