İstanbul'un kalbinde, Atatürk Kültür Merkezi'nin ihtişamlı atmosferinde, insanlığın en karanlık ve acı dolu sayfalarından biri üzerine derinlemesine bir tartışma başlatıldı. NUN Eğitim ve Kültür Vakfı'nın Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Esra Albayrak, Dünya Dekolonizasyon Forumu 2026'da, Gazze'nin trajik hikayesini, bu coğrafyadan yükselen umut ve direnişin merkezinden, ‘onların gözünden’ anlatma vurgusunu yaptı. Albayrak, Gazze’nin sadece bir savaş alanı olmadığını, aynı zamanda insan ruhunun dayanıklılığının, direncinin ve umudunun bir simgesi olduğunu vurguladı.
Konuşmasında, Gazze’de yaşayanların yaşadığı acıları, travmaları ve hayata tutunma çabalarını, sayısız gözlem ve raporun ötesine geçerek, insanlığın ortak vicdanına kazıdı. Albayrak, bu insanların hikayelerinin, uluslararası siyaset ve diplomasi alanında, sadece teknik bir mesele olarak değil, temel bir insan hakları ihlali olarak kabul edilmesini sağlamak için kritik bir araç olduğunu savundu. Özellikle, çocukların ve kadınların yaşadığı acıların, insanlığın ortak sorumluluğu olduğunu, bu sorumluluğun da sadece yardım kuruluşları tarafından değil, tüm uluslararası toplum tarafından yerine getirilmesi gerektiğini belirtti.
Albayrak’ın söylemi, Gazze’ye yönelik insani krizi sadece bir yardım seferberliği olarak görmek yerine, bu coğrafyadaki kültürel ve tarihi zenginliklerin, insanların özgürlüğüne ve onuruna dair temel değerlerin korunması gerektiğini de vurguladı. Vakfın, Gazze’de eğitim, sağlık ve kültürel projeler aracılığıyla, bölgedeki insanların yeniden ayağa kalkmasına ve geleceğe dair umutlarını yeşertmesine katkıda bulunduğunu belirterek, bu çalışmaların sadece acıyı dindirmekle kalmayıp, aynı zamanda bölgedeki istikrarın ve barışın sağlanmasına da önemli bir rol oynadığını ifade etti.
Sonuç olarak, Dr. Esra Albayrak’ın İstanbul’daki bu konuşması, Gazze’nin hikayesinin, sadece uluslararası medyada değil, tüm dünya toplumunda daha geniş bir kitleye ulaşması için bir dönüm noktası oldu. Vakfın, ‘onların gözünden’ anlatılan bu hikaye, insanlığın ortak vicdanını harekete geçirerek, Gazze’deki insani krize karşı daha bilinçli ve etkili bir tepki vermesini sağlayacak, yeni bir insan hakları hareketi başlatıyor.