Son zamanlarda ülkemizde yaşanan ve kamuoyunda büyük tepki toplayan “Ailem Güvende” operasyonları, hukukun üstünlüğüne dair ciddi endişeleri de beraberinde getiriyor. Sosyal adalet ve insan hakları savunucularına yönelik bu tür uygulamalar, ifade özgürlüğünün ve bireysel kimliklerin korunmasının ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. SOL Parti, bu durumun sadece LGBTİ+ topluluğu için değil, tüm özgürlüğün ve çeşitliliğin savunucuları için bir tehdit olarak gördüğünü açıkça ifade ediyor.

Parti, bu operasyonların arkasındaki gücün, toplumun farklı kesimlerini ayrıştırmaya ve onları susturmaya yönelik bir strateji olduğunu vurguluyor. İktidarın, muhalefeti sindirme ve farklı düşünceleri bastırma çabaları, hukukun üstünlüğünü zedeleyerek demokrasinin temel ilkelerini tehdit ediyor. ‘Gerici faşizm’ olarak tanımlanan bu yaklaşım, insan hakları ihlallerine açık kapılar açarken, toplumsal dayanışmayı da olumsuz etkiliyor.

SOL Parti’nin çağrısı, bu tür uygulamaların karşısında durmaktan ve birleşik bir mücadele vermekten geçiyor. “Memleketimizi bu gerici baskıdan kurtarana kadar hiçbirimiz güvende değiliz” sözü, sadece LGBTİ+ topluluğu için değil, tüm özgürlüğe ve adalete inanan herkes için bir uyarı niteliğinde. Dayanışma, birlik ve birleşik hareket, bu tür baskılara karşı en etkili savunma mekanizmasıdır.

Parti, gözaltıların derhal serbest bırakılmasını ve bu tür operasyonların sona ermesini talep ediyor. Aynı zamanda, toplumun farklı kesimlerini bir araya getirerek, ortak bir geleceğe dair umutları yeniden yeşertmeye çağrıyor. Bu çağrı, sadece bir siyasi parti mesajı değil, aynı zamanda tüm özgürlüğe ve adalete inanan yurttaşların ortak sorumluluğu olarak karşımıza çıkıyor.”} att:4782707158886833600