Dijital finans platformu Revolut, siber suikastçılar tarafından gerçekleştirilen karmaşık bir operasyonun sonuçlarını kamuoyuna duyurdu. Saldırının, bir devlet kurumunun e-posta adresini taklit ederek gönderilen sahte talep mektupları aracılığıyla yürütüldüğü ortaya çıktı. Bu durum, platformdaki kullanıcıların kişisel bilgilerinin güvenliğine ciddi bir tehdit oluşturmuş durumda.
Saldırgan grubun, 'IAmNotAVillian' olarak adlandırılan ve siber güvenlik alanında deneyimli olduğu düşünülen bir ekip tarafından gerçekleştirildiği düşünülüyor. Bu grup, 147 gigabaytlık bir veri havuzunu ele geçirmiş ve özellikle yüksek gelirlere sahip kullanıcıları hedef alarak kapsamlı bir saldırı düzenlemiştir. Çalınan veriler arasında, kişilerin kimlik belgeleri, ehliyetleri, pasaportları, banka hesap bilgilerini içeren detaylı finansal kayıtlar, hatta kripto para birimi hesap hareketleri yer almaktadır.
Saldırının ilk aşamalarında, kullanıcıların banka hesap özetleri, para çekme kayıtları ve işlem geçmişi gibi hassas bilgiler de hedef alınmıştır. Kripto para kullanan müşteriler için ise Bitcoin gibi dijital varlıkların hareketleri de sızdırılmış, bu durum kullanıcıları daha da büyük bir risk altında bırakmıştır. Bu durum, özellikle hedefli dolandırılcılık ve kimlik hırsızlığı girişimlerine karşı kullanıcıların daha dikkatli olmaları gerektiğini göstermektedir.
Olayın ardından, Türkiye'den 27 kişi dahil olmak üzere toplam 680 hesabın bilgileri ele geçirilmiş ve saldırganlar, Revolut'tan yaklaşık 780 milyon dolar değerinde 10 bin Bitcoin fidye talep etmiştir. Bu fidye talebi henüz resmi olarak doğrulanmamış olsa da, sızdırılan verilerin gerçekliği ve saldırganların kimliği hakkında ciddi endişeler bulunmaktadır. İngiltere Bilgi Komiserliği Ofisi (ICO) konuyla ilgili detaylı bir soruşturma başlatırken, Revolut müşterileriyle doğrudan iletişime geçerek destek sağlamakta ve kullanıcıları güvenlik uyarılarını dikkatle incelemeleri konusunda uyararak olası zararları en aza indirmeye çalışmaktadır. Ayrıca, saldırının yaklaşık altı ay sürenin ve bilgi taleplerinin İtalyan kolluk kuvvetlerine ait ele geçirilmiş sistemler üzerinden gönderildiği iddia edilmektedir.