YENİ Parti, bir süre önce yaşanan isim benzerliği itirazının ardından, Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) nihai kararını bekletme stratejisini sürdürmeye devam ediyor. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın gönderdiği tebligatın ardından parti yönetimi, mahkeme tarafından belirlenen sürenin tamamlanmasını umuyor. Bu yaklaşım, partinin adını değiştirmesine gerek kalmadan, hukuki sürecin tamamlanmasını sağlamayı hedefliyor.
Parti içindeki kaynaklar, iki siyasi aktörün isim benzerliğinin, seçmenler arasında gerçek bir karışıklık yaratmadığına vurgu yapıyor. “YENİ Parti” adının, Siyasi Partiler Kanunu’nun 96’ncı maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği savunuluyor. Ayrıca, kullanılan kısaltmaların da birbirinden farklı olduğu belirtiliyor ve bu durumun, isim değişikliği ihtiyacını ortadan kaldırdığına inanılıyor. Bu stratejik yaklaşım, partinin Anayasa Mahkemesi'nin dikkatini dağıtma ve süreci uzatma amacını taşıyor.
Başsavcılığın, isim değişikliği talebi için belirlediği 18 Eylül son tarihini aşmasıyla birlikte, AYM'ye başvuruda bulunması bekleniyor. Bu başvuru, 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 104’üncü maddesi çerçevesinde değerlendirilecek. AYM, YENİ Parti’ye savunmasını sunması için belirli bir süre tanıyacak ve ardından bu savunmayı inceleyerek bir karar verecek. Mahkeme, savunmada tespit ettiği usulsüzlükler veya aykırılıklar durumunda ihtar kararı verebilecek.