Türkiye, uluslararası arenada güvenilir bir aktör olarak konumunu güçlendirirken, iç istikrar ve toplumsal uyum üzerine odaklanmaya devam ediyor. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, 111’inci Dönem Kaymakamlık Kursu’nda yaptığı önemli değerlendirmelerle, bu stratejik dönüşüm sürecinin önemini vurguladı. Özellikle ‘Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’un yürürlüğe girmesiyle, Türkiye’nin terörle mücadele yolculuğunda önemli bir kilometre taşı aşılmıştı.
Güler, bu gelişmeyi, ülkenin ‘Tarihi bir eşik’ olarak tanımlayarak, ‘Terörsüz Türkiye’ vizyonuna ulaşma konusunda atılan ilk adım olduğunu belirtti. Bu vizyon, sadece askeri bir strateji değil, aynı zamanda Türkiye’nin geleceğine dair kapsamlı bir planın temelini oluşturuyor. Bakan, Türkiye’nin Balkanlar, Kafkasya, Orta Doğu ve Afrika gibi geniş bir coğrafyada barışı ve istikrarı destekleyen, dostlarının güvenini kazanan ve ortak çözümler üretmeye katkı sağlayan bir ülke olduğunu vurguladı.
Özellikle ‘Mekke Ortak Savunma Anlaşması’ gibi stratejik iş birliklerinin, Türkiye’nin bölgesel rolünü daha da güçlendirdiğini belirten Güler, bu anlaşmanın üç ülke arasındaki karşılıklı güven ve dayanışma anlayışını pekiştirdiğini ifade etti. Bu ortaklık, Türkiye’nin dış politikadaki etkinliğini artırırken, aynı zamanda savunma sanayiindeki kapasitesini de destekliyor. Bakan, ‘Bir ülkenin dışındaki gücünün en sağlam dayanağı, içerideki birlik, huzur ve istikrar olduğunun’ altını çizerek, güvenlik ve istikrarın Türkiye’nin geleceği için vazgeçilmez olduğunu vurguladı.
‘Terörsüz Türkiye’ hedefine ulaşma sürecinde, Mehmetçiğin, jandarmanın ve polislerin gösterdiği özverili mücadelelerin asla unutulmayacağını belirten Güler, bu fedakarlığın, vatanın bütünlüğünü ve milletin birliğini koruma sorumluluğunun bir göstergesi olduğunu ifade etti. Bu tarihi süreçte, Türkiye’nin geleceği, kahraman güvenlik güçlerimizin aziz şehitleri ve kahraman gazileri tarafından çizilecek.