Sosyal medyanın dinamik dünyasında, hesaplara yönelik erişim engeli kararları son dönemde dikkatleri yeniden üzerine çekti. Gazetecilerden, sivil toplum kuruluşlarına ve çeşitli bireylere uzanan bu engeller, ifade özgürlüğüne dair önemli tartışmaları yeniden gündeme getiriyor. Cumhuriyet’e konu hakkında değerlendirmelerde bulunan avukat Mustafa Atahan Öztürk, bu durumun ‘özgürlük alanının daraltılmaya çalışıldığını’ sert bir dille ifade etti.

Son olarak Bakırköy 4. Sulh Ceza Hakimliği’nin aldığı kararla Evrensel gazetesinin yanı sıra Uluslararası Af Örgütü, Barış Akademisyenleri, Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) ve Ali İsmail Korkmaz Vakfı’nın (ALİKEV) hesaplarına da erişim engeli getirildi. Bu durum, benzer engellerin uzun süredir devam ettiğini, ancak son dönemde karar verme hızının arttığını gösteriyor. Öztürk, bu durumun ‘istenmeyen hesaplar’ olarak tanımlanan kişilerin ve kurumların ifade özgürlüğünü kısıtlamaya yönelik bir strateji olduğunu savundu.

Kararlarda sıklıkla ‘milli güvenlik’ ve ‘kamu düzeni’ gibi soyut kavramlar kullanılıyor. Ancak Öztürk, bu gerekçelerin yeterince açıklık sağlamadığını, özgürlüklerin kısıtlanmasına ve kararların denetimsizliğine yol açtığını vurguladı. Hesapların tamamının erişime kapatılması, özellikle ölçülü olmayan bir yaklaşım olarak değerlendiriliyor. 5651 sayılı Kanun’un içeriğin çıkarılmasına imkan tanıdığını hatırlatan Öztürk, öncelikle içeriğin incelenmesinin yeterli olup olmadığını değerlendirmeyi, aksi takdirde hesabın tamamının engellenmesi durumunda ise orantılılık ilkesinin uygulanması gerektiğini belirtti.