Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), uzun süredir devam eden bir soruşturma kapsamında tutuklanan gazeteci Selahattin Günday’ın serbest bırakılmasını talep ederek, adil yargılanma ve basın özgürlüğüne yönelik ciddi bir uyarı niteliğindeki açıklamada bulundu. Kaşif Kozinoğlu soruşturmasıyla ilgili başlatılan sürecin, hukukun üstünlüğü ilkesine aykırı bir şekilde yürütüldüğünü vurgulayan TGC, kamuoyunun dikkatini bu konuya çekti. Bu durum, gazeteciliğin temel prensiplerine ve haber alma özgürlüğüne karşı bir tehdit olarak değerlendiriliyor.

Açıklamada, Selahattin Günday'ın tutuklanmasının, somut delil ve hukuki gerekçelerden yoksun olduğu, yürürlükte olmayan bir kanun maddesi ve geçmişte zaman aşımına uğramış bir iddia üzerine kurulu olduğu belirtildi. Gazetecinin, adliye muhabiri olarak görev yaparken çektiği iddia edilen görüntü ve bu görüntüyle ilgili ele geçirildiği savı, teknik delillerle desteklenmediği ve farklı kaynakların çelişkili ifadeler sunmasıyla ortadan kalkmıştır. Bu durum, tutuklamanın temeline oturan iddiaların gerçeklikten uzak olduğunu gösteriyor.

TGC, tutuklama talebinde belirtilen ‘istihbarat faaliyetiyle ilgili bilgi ve belgeleri ifşa etmek’ ve ‘kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak’ suçlamalarının, olay tarihinde yürürlükte olmayan yasal düzenlemelerle yapıldığını ve kanunların geriye yürütülemez olduğunu vurguladı. Ayrıca, kamuoyunda bilinen ve kamu yararına olan bilgilerin, istihbarat sırrı olarak kabul edilemeyeceğini de hatırlattı. Savunma tarafının zaman aşımını ileri sürmesi ve mahkemenin bu itiraza yeterli gerekçe vermemesi, hukukun bağlılığı ilkesine aykırı bir durum oluşturmaktadır.

Açıklamanın son bölümünde, Anayasa'nın temel özgürlük haklarına atıfta bulunularak, basın özgürlüğünün ve haber alma hakkının korunmasının önemine dikkat çekildi. TGC, hukukun üstünlüğü, adil yargılanma hakkı ve basın özgürlüğü ilkeleri doğrultusunda, Selahattin Günday’ın serbest bırakılmasını talep ediyor. Gazetecilik faaliyetlerinin suç teşkil etmediği, basın özgürlüğünün bir vatandaşın temel hakkı olduğu ve bu hakkın ihlal edilmemesi gerektiği vurgulanarak, kamuoyuna çağrı yapıldı: