Teknoloji dünyasının nabzını tutan Mustafa Kemal Turnacı, MOBİSAD Yönetim Kurulu Başkanı olarak, mobil cihaz fiyatlarındaki dalgalanmaların ardındaki karmaşık tabloyu aydınlatıyor. Küresel çip krizi ve Türkiye ekonomisindeki değişimler, tüketicilerin cep yakıtını doldururken dikkatli olmasını gerektiriyor. Bu durum, cihaz seçimi ve alım zamanlaması konusunda stratejik kararlar almayı zorunlu kılıyor.

Apple'ın son lansmanları, Türkiye'deki mobil cihaz pazarında heyecan yarattı. iPhone 17, 17e ve Air modellerinde yaşanan fiyat artışları, tüketiciler için bir uyarı niteliğinde. iPhone 17'nin fiyatı 84 bin 999 TL'den 99 bin 999 TL'ye yükselirken, 17e modeli 59 bin 999 TL'den 72 bin 999 TL'ye, Air modeli ise 107 bin 999 TL'den 122 bin 999 TL'ye çıkarıldı. Bu artışlar, sadece Apple'a özgü bir durum değil, aynı zamanda küresel piyasalardaki tedarik zinciri sorunlarının ve Türkiye ekonomisindeki genel enflasyonist baskının da yansımalarıdır.

Uzmanlar, bu fiyat hareketlerinin sadece Apple'a bağlı olmadığını, küresel çip üretimindeki krizin de önemli bir etken olduğunu vurguluyor. Dünya genelinde mobil cihaz üreticilerinin karşılaştığı tedarik zinciri sorunları, cihaz fiyatlarını doğrudan etkiliyor. Ayrıca, Türkiye'deki ekonomik koşullar da bu artışlara katkıda bulunuyor. Vergi yükü de bu durumu daha da karmaşık hale getiriyor; bazı cihazlarda vergi ve paylar, ürünün kendi fiyatını aşabiliyor. ÖTV matrahına göre farklı oranlarda vergi uygulanan bu sistem, tüketiciler için fiyat hesaplamalarını zorlaştırıyor.

Yeni modellerin piyasaya sürülmesi de fiyatlar üzerinde bir baskı yaratıyor. iPhone 18 Pro, 18 Pro Max ve iPhone Duo için alınan ön siparişler, tüketicilerin beklentilerini artırıyor. Ancak, yüksek başlangıç fiyatları (iPhone 18 Pro için 1.199 dolar, iPhone 18 Pro Max için 1.299 dolar, iPhone Duo için 1.999 dolar) bazı kullanıcıların alım kararını ertelemelerine neden olabilir. Bu nedenle, tüketiciler fiyatları yakından takip etmeli ve ihtiyaçlarına en uygun cihazı bulmak için farklı seçenekleri değerlendirmeli.