Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Anadolu Ajansı editör masasına yaptığı açıklamada, Türkiye’nin eğitim sistemindeki önemli gelişimleri ve geleceğe yönelik stratejik hedeflerini detaylı bir şekilde paylaştı. Bakan Tekin, özellikle AK Parti iktidarları dönemindeki reformların eğitimde elde edilen başarıları nasıl şekillendirdiğini vurgulayarak, öğrencilerin ve öğretmenlerin geleceğine yönelik önemli adımlar atıldığını belirtti.

Başlangıçta, yeni eğitim-öğretim yılının hayırlı sonuçlar getirmesini dileyen Bakan Tekin, OECD’nin 8 Eylül’de yayınladığı PISA 2025 sonuçlarını da değerlendirdi. 1-2 yıllık çalışmalarla bu başarıyı sınırlamanın irrasyonel bir yaklaşım olduğuna işaret etti. PISA gibi uluslararası değerlendirme sistemlerinin Türkiye’deki eğitim sisteminin güçlü ve zayıf yönlerini belirlemede kritik bir rol oynadığını vurgulayarak, bu değerlendirmelerden yola çıkarak eğitimde gerekli analizlerin yapılması gerektiğini ifade etti. Bakan Tekin, 2001’de AK Parti’nin kurulmasının, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu konuya yönelik vizyonunun başlangıcı olduğunu ve bu vizyonun Türkiye’nin eğitim sisteminde köklü değişikliklere yol açtığını aktardı.

Bakan Tekin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Türk gençlerinin ve çocuklarının bu kadar kalabalık sınıflarda, bu kadar yetersiz fiziki koşullarda eğitim öğretim almayı hak etmedikleri” yönündeki yaklaşımını hatırlatarak, bu yaklaşımın 2001’deki parti programına ve hükümet programına yansıdığını söyledi. Bu hedeflere ulaşmak için, genel bütçenin eğitime ayrılmasının artırılması ve derslik başına düşen öğrenci sayısının azaltılması gibi stratejik adımlar atıldığını belirtti. 2002’de Türkiye’de 357 bin olan derslik sayısından, günümüzde 760 bini aşan bir seviyeye ulaşıldığını ve yaklaşık 500 bin civarında ilave dersliğin inşa edildiğini vurguladı. Bu sayede, öğrencilerin daha müreffeh ve rahat bir eğitim ortamında eğitim alabilmeleri sağlandı.

Eğitime erişim konusunda da önemli adımlar atıldığını belirten Bakan Tekin, 2002’de ortaöğretime devam eden öğrenci oranının yüzde 50’lerden yüzde 90’ın üzerine çıkarıldığını ve okul öncesi eğitime erişimin yüzde 11’den yüzde 80’in üzerine çıktığını ifade etti. Taşımalı eğitim sistemi hayata geçirildi, pansiyon kapasitesi artırıldı ve öğretmen sayısında önemli bir artış sağlandı. 2002’de yaklaşık 540 bin olan öğretmen sayısının, günümüzde 1 milyon 260 binin üzerine çıktığını belirtti. Ayrıca, öğretmenlerin niteliklerinin yükseltilmesi için kapsamlı çalışmalar yapıldığını ve öğretmen yeterliliklerinin önemli bir hale geldiğini vurguladı. Bakan Tekin, bu adımların, Türkiye’nin eğitim sistemini uluslararası standartlara yaklaştırmada ve geleceğin nesillerini daha iyi bir eğitimle donatmada önemli bir rol oynadığını sonlandırdı.