Türkiye’nin stratejik hava kuvvetleri alanındaki öncü adımı, TUSAŞ’ın ATAK-2 ağır taarruz helikopteri projesiyle şekilleniyor. Ancak son gelişmeler, projenin tamamen sonlandırılmadığını, aksine farklı bir stratejik yola yönlendirildiğini gösteriyor. TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu’nun açıklamaları, projenin ön tasarım evresinde bir duraksama kararı alındığını, ancak bunun iptal anlamına gelmediğini vurguluyor.
Bu beklenmedik yönelim, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) önümüzdeki yıllardaki operasyonel ihtiyaçlarını şekillendiren faktörlerden biri. Özellikle mevcut helikopter filosunun yaşlanması ve 2030-2040 döneminde yenileme ihtiyacının artması, 10 ton sınıfındaki genel maksat helikopterlerine olan talebi önemli ölçüde yükseltiyor. T70 programında yaşanan tedarik aksaklıkları da bu ihtiyacı daha da aciliyetle gündeme getiriyor.
TUSAŞ, bu yeni strateji çerçevesinde, yalnızca yangın söndürme görevlerinde kullanılacak bir helikopter olarak tasarlanan T925’i geliştiriyor. Ancak şirket, Hava Kuvvetleri, Kara Kuvvetleri, Deniz Kuvvetleri, Jandarma ve diğer kullanıcıların farklı ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak, T925’in çeşitli konfigürasyonlarını oluşturuyor. İlk 8 helikopter, Orman Genel Müdürlüğü için yangın söndürme amacıyla üretilecek ve ardından askeri ve diğer görevlere yönelik özelleştirmeler gerçekleştirilecek.