Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 2026-2027 eğitim yılının resmi açılışına ön hazırlık amacıyla gerçekleştirilen bir değerlendirme toplantısında, eğitimde kaydedilen ilerlemeleri ve geleceğe yönelik stratejileri paylaştı. Bakan Tekin, son yıllarda eğitim alanında yapılan kapsamlı reformların meyvelerini gördüklerini vurgulayarak, Türkiye’nin uluslararası arenadaki eğitim başarısında yakaladığı üstün konuma dikkat çekti. Özellikle PISA sınavındaki performansın, uluslararası toplumun ilgisini çektiğini ve ülkemizin eğitim sistemine olan güvenini artırdığını ifade etti.
Toplantıda, eğitim altyapısına yapılan önemli yatırımlar da tartışıldı. Okul sayısının 2002 yılına kıyasla neredeyse beş kat artarak 760 binin üzerine çıktığı, öğretmen sayısının ise 1 milyon 260 binin sınırlarına geldiği bilgisi paylaşıldı. Bu artışın, eğitim kalitesini yükseltmek ve öğrencilerin ihtiyaçlarına daha iyi cevap vermek amacıyla yapıldığı belirtildi. Ayrıca, müfredatın da güncellenerek, öğrencilerin geleceğe hazırlıklarını daha iyi sağlayacak şekilde yeniden yapılandırıldığı vurgulandı.
Bakan Tekin, eğitimde uygulanan yenilikçi yaklaşımlar hakkında da detaylı bilgi verdi. Özellikle PISA sınavlarına hazırlanırken, öğrencilerin kendi tercihlerine göre sınavın uygulanacağı ortamın belirlenmesi konusundaki hassasiyetin gösterildi. Sınıflarda cep telefonu kullanımının kontrol altına alınması için öğretmenlere yönelik uyarılar yapıldığı ve bu konuda velilerin de bilinçlendirme çalışmalarının yapıldığı belirtildi. Aynı zamanda, öğretmenlerin kıyafetlerine yönelik mevzuatın net bir şekilde belirlendiği ve bu konuda herhangi bir sapmanın kabul edilemez olduğu vurgulandı. Ayrıca, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin, müfredatta yapılan hafifletme ile öğrencilerin daha iyi öğrenmelerini sağlayacak şekilde tasarlanmış olduğu ve bu modelin önümüzdeki yıl tüm eğitim kademelerinde uygulanmaya başlayacağı açıklandı.
Adrese dayalı kayıt sistemi konusundaki uygulamaların da detaylı bir şekilde değerlendirildiği toplantıda, velilerin kendi bölgeler dışındaki okulları tercih etmesinin yasal olmadığı ve bunun, eğitim sisteminin bütünlüğünü koruma amacı taşıdığı vurgulandı. Toplumun uzlaşına ulaşılması halinde, 12 yıllık zorunlu eğitimin kısaltılması konusunun gündemde olabileceği belirtildi, ancak bu konuda henüz bir karar alınmadığı ifade edildi. Bakan Tekin, eğitimde yapılan tüm bu çalışmaların, Türkiye’nin geleceğini şekillendiren bir süreç olduğunu ve bu süreçte tüm paydaşların işbirliğinin önemine dikkat çekti.