Müzik sahnesinin önde gelen isimlerinden Macklemore'un, popüler şarkıcı Ed Sheeran'ın ABD'deki “Loop” turnesi sırasında yaptığı beklenmedik hamle, büyük yankı uyandırdı. 4 Eylül'de MetLife Stadyumu'ndaki konserinde, sahne performansının bir parçası olarak gerçekleştirdiği, “Özgür Filistin” temasını barındıran uzun bir konuşma, turnenin akışını tamamen değiştiren bir olay örgüsü oluşturdu. Sanatçının bu cesur hamlesi, konser organizatörleri ve stadyum yönetimleri tarafından şiddetle karşılanarak, Macklemore'un turne kadrosundan çıkarılmasına neden oldu.

Organizatör şirketinin, stadyumların Macklemore'un sahne almasına izin vermeyeceği yönündeki açıklamaları, turnenin geleceği hakkında ciddi endişeler yarattı. Messina Touring Group’un Philadelphia, Boston, Atlanta, Charlotte, Indianapolis, Dallas ve Tampa gibi büyük şehirlerdeki stadyum yönetimlerine ilettiği uyarılar, binlerce dinleyicinin mağarur olmasına yol açabilecek bir felaketin eşiğine getirmişti. Bu durum, Macklemore’un turne programında ön sanatçı olarak yer alması planlanırken, sonrasında tamamen çıkarılmasına neden oldu.

Bu olay, StopAntisemitism ve İsrail-Amerikan Konseyi gibi kuruluşlar tarafından hedef tahtası haline getirildi. Şarkıcı Pink’in, konuşma özgürlüğünü savunurken aynı zamanda Yahudi bir anne olarak bazı söylemlerin kendisini tedirgin ettiğini ifade etmesi, tartışmayı daha da karmaşık hale getirdi. Macklemore'un, 13 yıllık arkadaşı Ed Sheeran ile yaptığı zorlu görüşmeler ve Sheeran'ın stadyum sahiplerinin baskısı altında bulunduğu bilgisi, sosyal medyada büyük ilgi gördü.

Macklemore, söylemlerinden vazgeçmeyeceğini ve asıl mağdurların Gazze'deki Filistinliler olduğunu vurgulayarak, “Özgür Filistin” çağrısını sonuna kadar sürdürmeye kararlı olduğunu açıkladı. Bu duruma rağmen, sanatçının cesareti ve kararlılığı, müzik dünyasında ve genel olarak kamuoyunda önemli bir tartışma konusuna dönüştü, bu da Macklemore'un hem bir sanatçı hem de bir aktivist olarak yerini pekiştirdi.