Arjantin'in Mar del Plata şehrinde, sıradan bir ev satılık ilanının, tarihin derinliklerinden bir parçayı gün yüzüne çıkarma macerası yaşandı. Emlak ilanında yer alan bir resim, uzun yıllardır kayıp olan, değerinin astronomik olduğu düşünülen bir sanat eserinin bulunmasına neden oldu. Bu sıra dışı olay, sanat piyasasında büyük bir heyecan yaratırken, aynı zamanda geçmişin karanlık sırlarını da gün ışığına kavuşturdu.
Araştırmacı gazetecilerin dikkatli incelemesi sonucunda, ilandaki tablo, II. Dünya Savaşı'nın acı hatıralarına damgasını vuran, 18. yüzyıldan kalma bir portre olduğunu ortaya koydu. Tablonun, İtalyan ressam Giuseppe Ghislandi'ye ait olduğu ilk düşünülse de, yapılan detaylı analizler, tablonun aslında 18. yüzyılın ünlü ressamlarından Giacomo Antonio Melchiorre Ceruti'ye ait olduğunu doğruladı. Tablonun değeri, piyasa koşullarına göre 250 bin avroya (yaklaşık 14 milyon 040 bin 240 Türk lirası) kadar yükseliyordu.
Tablonun kökeni, 1940'taki Nazi işgali sırasında kaybolan ve Yahudi sanat tüccarı Jacques Goudstikker'in koleksiyonundan çalınan ‘Bir Kadının Portresi’ olarak belirlendi. Emlak sahibi Patricia Kadgien ve eşi, tablonun varlığının ortaya çıkmasıyla şaşkınlık yaşarken, polis ekibinin gelmesiyle birlikte köşeye sıkışıp donup kaldılar. Emlak ilanı hızla geri çekildi ve olay, adeta bir operasyon dönüşüm geçirdi.
Olayın ardından, savcılığın talimatıyla harekete geçen polis, tablonun asılı olduğu duvarda sadece bir halıyla karşılaştı. Emlak sahibi Kadgien ve eşi, tablonun değerini ve geçmişini fark ederek avukatları aracılığıyla savcılığa teslim oldular. Mahkeme kararıyla, tablonun tüm hakları Goudstikker'in tek mirasçısı Marei von Saher'e devredildi. Eser, ülkeden çıkarılmadan önce Arjantin'de sergilenmek üzere olduğu planlanırken, evde bulunan diğer eserler de incelenmek üzere yetkililer tarafından el konuldu. Bu olay, sanat dünyasında büyük bir yankı uyandırdı ve ‘kayıp portre’ hikayesi, yeni bir döneme girdi.