İngiltere’nin köle ticaretindeki karmaşık geçmişi, şimdiye kadar keşfedilmemiş detaylarla yeniden şekilleniyor. ‘Register of British Slave Traders’ adlı kapsamlı araştırma projesi, Atlantik köle ticaretinin İngiliz monarşisiyle olan derin ve acı verici bağlantısını kanıtlayan çarpıcı bir bulguya ulaştı: Köleleştirilen Afrikalıların bedenlerine, İngiliz Kraliyetini temsil eden ve aynı zamanda South Sea Company’nin amblemini içeren damgalar basılmış. Bu, sadece ticari bir ilişki değil, aynı zamanda gücün ve baskının somut bir göstergesi olarak kabul ediliyor.
Bu olağan dışı keşif, Lancaster Üniversitesi’nden tarihçi Dr. Nicholas Radburn tarafından 2022 yılında British Library’deki South Sea Company arşivlerinde yapıldı. Radburn, 2024 yılında ulaştığı mektupların, bu damgaların nasıl uygulandığını ayrıntılı olarak anlattığını belirtti. Bu mektuplar, Amerika kıtasındaki köle tüccarlarının South Sea Company yöneticilerinden talepte bulunduğu, İngiltere’de üretilen özel damgalama demirlerinin Amerika’ya gönderilmesini ve köleleştirilen Afrikalıların sol omuzlarına şirketin ve İngiliz tacını simgeleyen işaretlerin basılmasını istediğini ortaya koyuyor. Bu uygulamaya, köleleştirilmiş kişileri diğerlerinden ayırt etmek amacıyla bir amaç getirilmiş.
Bu bulgu, sadece damgaların varlığını değil, aynı zamanda İngiliz monarşisinin köle ticaretine doğrudan katılımını ve köleleştirilen insanlara yönelik uygulanan şiddetin sadece finansal bir destek olmadığını, aynı zamanda uygulamaların nasıl gerçekleştirileceğine dair doğrudan talimatlar verilmesini de gösteriyor. 1711’de kurulan South Sea Company’nin, binlerce Afrikalının köleleştirilerek Atlantik üzerinden taşınmasında oynadığı rol, artık daha da karmaşık ve acı verici bir şekilde ortaya konuyor. Dr. Radburn’a göre, bu mektuplar, İngiltere’deki şirket yöneticilerinin Amerika kıtasında köleleştirilen insanlara uygulanan şiddetin yalnızca finansörü olmadığını, uygulamaların nasıl gerçekleştirileceğine dair doğrudan talimatlar verdiğini de gösteriyor.