Diyarbakır'ın Bismil ilçesinde 2014 yılında meydana gelen trajik olay, 17 yıl sonra çözüme kavuştu. Tatlıçayır Mahallesi Pamukçayı mevkiindeki dere yatağında bulunan bir iskelet, uzun süren araştırma ve incelemelerin ardından 17 yıl önce kaybolan Dilek Kalkan'ın kimliğine ulaştı. Bu gelişme, aynı zamanda cinayetin faillerinin de adalete hesap vermesini sağladı.
Başlangıçta kimliği belirlenemeyen iskelet, İstanbul Adli Tıp Kurumu'nda yapılan detaylı analizler sonucunda 17-23 yaş aralığındaki bir kadına ait olduğu tespit edildi. Olayın faili meçhul kalmasının ardından, arama kararları ve suç istihbarat çalışmaları yoğunlaştı. Adalet Bakanlığı'nın girişimleriyle Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı kurularak dosyanın yeniden incelenmesi sağlandı.
Araştırmalar sonucunda, Şağı ve Naif Kalkan çiftinin kızları Dilek Kalkan'ın 2013 yılında kaybolduğu ortaya çıktı. Olay yerindeki kıyafetlerle örtüşen kıyafetler ve DNA analiz sonuçları, kemiklerin Dilek Kalkan'a ait olduğunu kesinleştirdi. Bu bulgu, soruşturmanın yönünü değiştirdi ve cinayetin ardındaki sır perdesinin ardına doğru ilerlemeyi sağladı.
Soruşturma kapsamında, Dilek Kalkan'ın kullandığı GSM hatları üzerinde yoğun bir inceleme yapıldı. HTS kayıtları, Kalkan'ın Cuma Kaplan, Muhyettin Baranlı ve diğer şüphelilerle sık sık iletişim kurduğu gösterdi. Tanık ifadeleri, Kalkan ile Kaplan arasında duygusal bir ilişki olduğunu ve Kalkan'ın Kaplan'dan hamile kaldığını ortaya koydu. Sağlık kayıtları, Kalkan'a 21 Mayıs 2013'te ‘gebe’ tanısı konulduğunu teyit etti. Bu bilgiler, şüphelilerin belirlenmesinde kritik rol oynadı. Sonuç olarak, Cuma Kaplan ve Muhyettin Baranlı tutuklanırken, diğer şüpheliler adli kontrolle serbest bırakıldı.