Dünyanın önde gelen ekonomilerinden birinde, ağustos ayının verileri, ekonomik dengenin karmaşıklığını gözler önüne serdi. Fabrikaların üretime devam etmesiyle dikkat çeken tablo, tüketim ve yatırım alanlarında yaşanan derin ayrışmayla birlikte, büyüme beklentilerinin suya düştüğünü gösterdi. Özellikle emlak sektöründeki önemli gerileme, ekonomik büyümenin önündeki en büyük engel olarak belirginleşti.

Perakende satışlar, Çin ekonomisinin nabzını tutmak için kullanılan en önemli göstergelerden biri olarak ağustosta yalnızca yüzde 0,4’lük bir artışla geçmiş aylara göre yavaşladı. Temmuz ayında yaşanan yüzde 0,6’lık artışa kıyasla bu durum, tüketimdeki yavaşlamanın hızla arttığını işaret etti. Yılın ilk sekiz ayında toplam perakende satışlar 32,76 trilyon yuana ulaşırken, yıllık artış yüzde 1,1’de kaldı. Otomobil satışları dışarıda bırakıldığında, ağustos ayındaki artış yüzde 2,5’e düştü. Bu durum, özellikle büyük şehirlerde iç talebin önemli ölçüde azaldığını gösterdi. Kentlerdeki perakende satış büyümesinde yüzde 0,2’ye kadar gerileme, tüketici güveninin yeniden değerlendirme sürecinde olduğunu ortaya koydu. Kırsal bölgelerdeki satışlar ise benzer şekilde yüzde 1,6’lık bir artışla bu zayıflığı dengelemeye çalıştı.

Ekonominin en kırılgan olduğu kabul edilen gayrimenkul sektöründeki durum, bu ayrışmanın en belirgin göstergesi oldu. Yılın ilk sekiz ayında gayrimenkul geliştirme yatırımları, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 19,9’luk bir düşüşle karşılaştı. Konut yatırımları da yüzde 19,7 oranında azaldı. Yeni inşaat başlangıçlarındaki düşüş yüzde 24,8’e ulaştı. Bu durum, sektördeki uzun süredir devam eden düzeltmenin henüz sona ermediğini ve emlak piyasasının büyüme hevesinin ciddi riskler içerdiğini gösterdi. Gayrimenkul geliştiricilerinin finansmana erişimindeki düşüş de yüzde 21’e ulaştı, bu da sektördeki genel belirsizliğin bir yansımasıydı.

Ekonominin diğer yatırım alanlarında da belirgin bir toparlanma gözlemlenmedi. Sabit sermaye yatırımları yılın ilk sekiz ayında yıllık yüzde 7,2 oranında geriledi. Gayrimenkul yatırımları hariç tutulduğunda bile sabit sermaye yatırımlarında yüzde 4,2’lik bir düşüş yaşandı. Özel sektör yatırımları yüzde 10,1 azalırken imalat yatırımları da yüzde 2,3 oranında geriledi. Altyapı yatırımlarında ise yüzde 4’lük bir küçülme görüldü. Ancak, bilgi teknolojileri, havacılık ve elektronik-haberleşme gibi belirli sektörlerde yatırımların artmaya devam etmesi, Çin yönetiminin teknoloji ve ileri üretime odaklanan büyüme stratejisinin bazı başarılar elde ettiğini gösterdi. Yine de, iç talepte ve yatırımlarda yaşanan bu zayıflık, Pekin yönetiminin genel ekonomik büyüme hedeflerine ulaşmasını zorlaştırıyor.”}p>”