Hukuk dünyasının nabzını tutan bir gelişme! FETÖ’nün firari yöneticilerinin yargılanması sürecinde, zamanaşımı ihtilafları yeniden gündeme geldi. Yargılanan sanıkların, Kumpas Davaları’nda etkin rol almış olmaları ve Yargıtay 5. Dairesi’nde devam eden davada, 22. celse ile tamamlanan süreçte, savcılığın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının mütalaasını sunması, yeni tartışmaları beraberinde getirdi. Savcının, firari sanıkların üzerine atılı suçlar için zamanaşımı gerekçesiyle ‘dava düşürülmesi’ talebinde bulunması, davada önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.

Ceza Hukuku uzmanı Prof. Dr. Ümit Kocasakal, suçun doğru belirlenmesinin zamanaşımının tespitinde belirleyici olduğunu vurgularken, bu konuda dikkatli olunması gerektiğini belirtiyor. Rüşvet veya irtikap gibi suçların unsurlarının mevcut olabileceği bir ortamda, genel nitelikteki görevi kötüye kullanma suçu uygulanamayacağını, çünkü bu suçların özel nitelikte olduğunu belirterek uyarıda bulundu. Kocasakal, FETÖ’nün saptırılmış görev ve amaçları göz önüne alındığında, anayasal ihlali, silahlı örgüt yöneticiliği veya üyeliği, siyasal ve askeri casusluk gibi suçların devreye girebileceğini ve bunun da zamanaşımı hesaplamalarını etkileyeceğini açıkladı. Bu kapsamda, örgütün faaliyetlerinin ve hedeflerinin tam olarak anlaşılması, hukuki süreçlerin doğru yürütülmesi açısından kritik önem taşıdığını vurguladı.

Avukat Dr. Onur İste, zamanaşımı duraklamalarının teknik detaylarına değinerek, TCK’nın 67. maddesine atıfta bulunarak, soruşturma ve kovuşturma yapılmasını izne tabi olduğu durumlarda, failin kaçak olduğuna karar verildiği takdirde bu karar kaldırılıncaya kadar zamanaşımının durduğunu hatırlattı. İste, bu duraklamaların sona erdiğinde zamanaşımının kaldığı yerden işlemeye devam ettiğini ve zamanaşımının durması ile kesilmesini ayırmak gerektiğini vurguladı. Özellikle, şüphelilerin kaçmış olmaları durumunda, CMK’nın 247. maddesindeki usul çerçevesinde kaçaklık kararının verilmesi gerektiğini ve bu kararın zamanaşımı sürecini etkileyeceğini belirtti. Ayrıca, HSK İkinci Dairesinin 2021 tarihli kararıyla sürdürülen soruşturmanın izin verilene kadar zamanaşımının durduğunu da ekledi.