Gazeteci Barış Terkoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclisi'ndeki mevcut siyasi durumu, son gelişmelerle birlikte yeniden değerlendirerek, çarpıcı bir stratejik analize imza attı. Meclisteki sandalye dağılımındaki hassas denge, göz ardı edilemez bir faktör olarak öne çıktı. 155 ve 140 arasındaki küçük bir farkın, Meclis aritmetiğini tamamen değiştirebileceği vurgulanırken, bu durumun İstanbul'daki siyaset arenasında yeni bir hesaplamanın başladığının işaretleri olarak yorumlandı.

Terkoğlu'nun değerlendirmesine göre, sadece 8 üyenin partizan değiştirmesi bile mevcut siyasi dengeleri kökten değiştirebilecek bir potansiyele sahip. Bu durumun gerçekleşmesi için, olası yeni operasyonların da devreye girebileceği, hatta bu operasyonların mevcut tabloyu şekillendirmede kritik bir rol oynayabileceği belirtildi. Ekrem İmamoğlu'nun hukuki durumu da bu analizde önemli bir yer tutarken, İmamoğlu'nun İBB başkanlığı görevine devam edebilmesi için hukuki statüsünde bir değişiklik olması gerektiği, siyasi atmosferin ve hukuki hazırlıkların yeniden şekillenmesinin önünü açabileceği ifade edildi.

Terkoğlu, ‘ahmak davası’ olarak adlandırılan hukuki sürecin, Ekrem İmamoğlu için en yakın görünen tehlike olduğunu vurgularken, bu dosyanın bir onama kararı çıkması durumunda, Üsküdar örneğinde olduğu gibi yeniden bir seçim yapılması ihtimalinin de değerlendirildiğini belirtti. Bu senaryo, Meclis aritmetiğini tamamen değiştirecek ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin geleceğini belirlemede kritik bir rol oynayabilecek.

Son olarak, Terkoğlu'nun analizi, İstanbul'daki siyasi hamlelerin Türkiye'deki diğer siyasi arenalarda da benzer stratejilerin uygulanabileceğini gösteriyor. Sandıktan sonuç çıkarma, demokrasinin ve hukukun yeniden tanımlandığı bir süreç olarak değerlendirilirken, AKP'nin İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ni kontrol altına almak için attığı adımlar, Türkiye'deki siyasi dengeleri de yeniden şekillendirebilir. Matematiksel analizler ve olasılıklar, AKP'nin bu stratejik hamlesinin, fiili bir harekete dönüşerek, İstanbul'daki siyasi kontrolü ele geçirmeyi hedeflediğini ortaya koyuyor.