Ekonomik manzara, son verilere göre, ciddi bir şekilde gerginlik gösteriyor. İcra dairelerindeki dosya trafiği, 1 Ocak'tan 11 Eylül tarihleri arasındaki dönemde, geçen yıla kıyasla %2.5 oranında (yaklaşık 171 bin adet) artarak 7 milyon 132 bin seviyesine ulaştı. Bu durum, bireysel ve kurumsal borçların artışıyla doğrudan bağlantılı. Aynı zamanda, işsizlik oranlarının yükselişi de ekonominin genel sağlığı için önemli bir endişe kaynağı oluşturuyor.
İSTAT verileri, bu yılın ilk 8 ayında 1 milyon 223 bin kişinin işinden çıkarıldığını gösteriyor. Bu durum, İŞKUR'a başvuruda bulunan işsizlerin sayısını artırmış ve sosyal güvenlik sistemine olan yükü yükseltmiş. Ayrıca, yurt dışına olan dış borç faizi ödemeleri de kritik bir seviyeye ulaşıyor. İlk yedi aylık dönemde 14.7 milyar dolar dış borç faizi ödendi ve bu rakamın yıl sonuna kadar 25 milyar doları aşması beklentide yer alıyor. Bu durum, Türkiye'nin uluslararası finans piyasalarındaki konumunu olumsuz etkileyebilir.
Bireysel borçlar da aynı trendi takip ediyor. 28 Ağustos-4 Eylül haftasında bankalar ve finans kuruluşlarına olan kredi ve kredi kartı borçları 32.6 milyar lira artarak 7 trilyon 316 milyar liraya yükseldi. Bu artış, tüketicilerin ekonomik zorluklar karşısında borçlarını ertelemek veya ödemekte zorluk çekmesiyle ilgili verilerle destekleniyor. Varlık yönetim şirketlerine olan borçlarla birlikte toplam finansal borç 7 trilyon 449 milyar liraya ulaştı, bu da ekonomik dengenin ne kadar kırılgan olduğunu gösteriyor.
İcra dairelerinde derdest bulunan toplam dosya sayısı 11 Eylül itibarıyla 26 milyon 191 bine yükseldi. Son bir yılda bu sayı 1 milyon 671 bin adet artış gösterdi. Bu artış, borçların zamanında ödenmemesi ve icra takibine girmesiyle ilgili ciddi bir sorunun işaretidir. Ekonomik zorluklar, vatandaşların ödeme kapasitelerini azaltırken, icra dosyalarındaki artış, bu durumun daha da derinleştiğini gösteriyor. Bu durum, hem bireysel hem de kurumsal ekonomiyi olumsuz etkileme potansiyeline sahip.