Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suriye'deki kapsamlı temaslarının ardından önemli açıklamalar yaptı. Ziyaretin, bölgedeki hassas dinamiklere dikkat çekerken, Suriye'nin geleceğine dair umut verici bir perspektif sunmasına katkı sağladığı belirtildi. Bakan Fidan, bu ziyaretin sadece bir diplomatik görev olmadığını, aynı zamanda Suriye halkına yönelik bir destek ve bağlılık mesajı olduğunu vurguladı.

İlk gün yoğun görüşmelerle başlayan programda, Suriye Cumhurbaşkanı Şara ile bir araya gelindi. Bu önemli toplantıda, Suriye'nin istikrarı ve kalkınması konusundaki ortak çabanın altı çizildi. Dışişleri Bakanı Şeybani ve İçişleri Bakanı Hattab ile yapılan değerlendirmelerde, Suriye'nin birlik ve bütünlüğünün korunması, halkının hak ettiği refaha ulaşması hedeflenerek, bölgesel güvenliğe katkı sağlayacak somut adımlar tartışıldı. Cumhurbaşkanımızın Şam'a yapacağı ziyaret, bu ortak vizyonu pekiştirmeyi amaçlıyor.

Ziyaretin ikinci gününde, Türkmen topluluğuyla gerçekleştirilen toplantılar, Suriye'nin geleceğine dair önemli bir boyut ekledi. Türkmen kardeşlerimizin, Suriye'nin yeniden müreffeh bir ülke olarak inşa edilmesindeki rolü ve katkıları, özellikle vurgulandı. Türkmenlerin BAAS rejimine karşı gösterdiği direniş ve bu süreçte sergiledikleri dayanışma, Suriye'nin geleceği için bir ilham kaynağı olarak kabul edildi. İbnü'l-Arabi, Mevlana Halid-i Bağdadi ve Selahaddin Eyyubi gibi önemli figürlerin türbelerini ziyaret etmek, Suriye'nin zengin kültürel mirasını hatırlatırken, aynı zamanda bölgedeki barış ve huzur beklentilerini güçlendirdi.

Bakan Fidan, Suriye'nin sokaklarının yeniden huzurlu ve canlı hale geldiğini gözlemleyerek, Suriye halkının kendi iradesiyle güvenli, istikrarlı ve müreffeh bir gelecek inşa etme çabasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Bu süreçte Türkiye'nin Suriye'nin yanında olmaya devam edeceğini, bölgenin istikrarı için sürdürülebilir çözümler üretmekten yan olduğunu vurguladı. Türk Hava Şehitliği ve Süleymaniye Külliyesi gibi tarihi mekanların yeniden ziyaret edilmesi, Suriye'nin kültürel mirasının korunmasına ve gelecek nesillere aktarılmasına yönelik Türkiye'nin kararlılığını gösterdi.