Viyana’da düzenlenen 70. UAEA Genel Konferansı, küresel nükleer güvenlik gündemini yeniden merkeze aldı. UAEA Başkanı Rafael Mariano Grossi, İran’ın nükleer programına yönelik denetim faaliyetlerinin son dönemde ciddi boyutlarda aksaklıklar yaşamaya devam ettiğini vurguladı. Özellikle, 2026’da beklenen denetimlerin daha da zorlu hale geleceği ve yüzde 60’a varan zenginleştirilmiş uranyum envanterine ilişkin bilgi akışının sağlanmasının kritik öneme sahip olduğu belirtildi.

Grossi, UAEA’nın denetim yeteneklerinin ciddi şekilde kısıtlandığını, bu durumun da nükleer yayılma risklerini artırabileceğini vurgulayarak, diplomasi ve müzakerelere dönülmesi gerektiğini bir kez daha hatırlattı. Suriye’deki Esed rejim döneminden kalma nükleer faaliyetlerle ilgili açıkta kalan denetim konularında kaydedilen ilerlemenin, Suriye’nin şeffaf ve işbirliçi yaklaşımı sayesinde sağlandığını da ekledi. Bu durum, uluslararası toplumun İran’ın nükleer programı konusunda gösterdiği hassasiyetin bir göstergesi olarak değerlendirildi.

ABD Enerji Bakanı Chris Wright ve Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom Genel Müdürü Aleksey Lihaçev’in de katıldığı konferansta, İran’ın UAEA’ya karşı gösterdiği şeffaf olmama tavrı, kabul edilemez olarak kabul edildi. Wright, İran’ın yükümlülüklerini yerine getirmesi için gerekli zamanın tanındığını ve İran’ın bu yükümlülükleri yerine getirmesi halinde, UAEA’nın da tam işbirliği içinde çalışacağını ifade etti. ABD’nin, 2050’ye kadar nükleer enerji kapasitesini 300 gigavat artırma hedefi ve Başkan Trump döneminde başlatılan ‘Amerikan Nükleer Rönesansı’ da konferansta ele alınan önemli konular arasında yer aldı.

Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom Genel Müdürü Aleksey Lihaçev, dünyadaki nükleer tesislerin neredeyse günlük olarak saldırıya uğradığını ve bu tesislerin güvenliğinin mutlak bir öncelik olarak görülmesi gerektiğini vurguladı. Özellikle, Ukrayna ordusunun Rus nükleer santrallerine düzenli saldırılar gerçekleştirmesi ve Zaporijya Nükleer Güç Santrali’ne yönelik son aylarda artan saldırılar, Lihaçev tarafından derhal ele alınması gereken bir sorun olarak gösterildi. UAEA’nın bu saldırıları yalnızca kayda geçirmekle yetinmediği, suçluları belirlemede daha aktif bir rol oynaması gerektiği de Lihaçev tarafından vurgulandı.