Ankara'nın kalbinde, geleceğin mimarlarının yetişeceği bir güne ışık tutan konuşma dün gerçekleşti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gazi Anadolu Lisesi'ndeki 2026-2027 eğitim-öğretim yılı açılışında, Türkiye'nin eğitim alanındaki çabalarını ve elde ettiği başarıları vurgularken, aynı zamanda bu başarıları sorgulayan kesimlere de önemli bir cevap verdi. Etkinlik, eğitim yatırımlarının somut bir örneği olarak hizmet veren toplu açılış töreninin de bir parçasıydı.

Erdoğan, PISA 2025 raporunun verilerini özetlemiş, Türkiye'nin fen bilimleri, matematik ve okuma becerileri alanlarında OECD ülkeleri arasında en hızlı yükselişi yakaladığını vurgulayarak, her üç alanda da başarı sıralamasında yüzde 50'lik bir artışın elde edildiğini duyurdu. Bu istatistiksel başarı, Türkiye'nin eğitimde küresel arenada giderek daha fazla öne çıktığını gösteriyordu. Özellikle fırsat eşitliği açısından, avantajlı ve dezavantajlı öğrenci gruplarında performansını artıran tek OECD ülkesi olarak bu başarının altı çizildi. Bu göstergeler, Türkiye'nin eğitim politikalarının ne kadar etkili olduğunu kanıtlıyordu.

Ancak bu olumlu tabloya karşı çıkan bazı kesimlerin olduğunu da dile getiren Erdoğan, bu eleştirileri “kompleksli zihniyet” olarak tanımlayarak, bu zihniyetin hayata sadece siyasi ve ideolojik çıkarlar üzerinden bakarak, gerçek başarıyı görmezden geldiğini savundu. Erdoğan, bu tür düşüncelerin, kendi içsel çelişkileriyle baş başa kalmak isteyenler tarafından oluşturulduğunu ve kendisini umursamadığını ifade etti. Bu yaklaşım, eğitim alanındaki başarıyı kutlamak ve geleceğe yönelik hedeflere ulaşmak için bir engel olarak görülüyordu.