Londra'nın yüzyıllık hakimiyeti, şimdi bir çağrıyla sarsılıyor. Galler, İskoçya ve Kuzey İrlanda'nın liderleri, bugün eşsiz bir zirvede buluşarak, kendi ulusal kimliklerini ve geleçlerini koruma hedefiyle adeta bir duvar ördü. Bu ittifak, ‘demokrasiyi engelleme’ konusunda Westminster’e karşı, ilk kez birlik ve beraberlik içinde hareket etme kararıdır. Üç ülke, kendi geleceğini belirleme hakkını vurgulayarak, Birleşik Krallık hükümetinin yetkilerinin sona erdiğini ilan etti.

Toplantının merkezinde, ‘iyi niyet’ anlaşması yer aldı. Bu anlaşma, adeta bir vaka çalışması niteliğinde; ‘Westminster’in devrinin sona ermekte olduğuna dair bundan daha net bir işaret olamaz.’ diyerek, bir dönüm noktasının geldiğini vurguladı. Ayrıca, ‘Hiçbir Westminster hükümetinin demokrasiyi engelleme ya da halkımızın kendi geleceğine kendisinin karar vereceği ilkesini zayıflatma hakkı yoktur.’ ifadesiyle, kendi ulusal egemenliklerine dair kararlı bir duruş sergiledi. Bu toplantı, Birleşik Krallık’ın geleceğiyle ilgili yeni bir tartışma başlatmak için bir platform görevi görüyor.

Galler Başbakanı Rhun ap Iorwerth, mayıs ayındaki seçimlerin ‘Galler için bir dönüm noktası’ olduğunu ve ‘Westminster modelinin artık işlemediğine dair giderek artan bir farkındalık’ bulunduğunu belirtti. İskoçya Başbakanı John Swinney ise, bugünkü tarihi zirvenin Birleşik Krallık için ‘önemli ve kritik bir an’ olduğunu ve her şeyin ‘sonsuza dek değiştiğini’ söyledi. Sinn Féin lideri Mary Lou McDonald, BBC Wales’e verdiği demeçte Galler, İskoçya ve Kuzey İrlanda'nın kendi kaderini tayin etme süreçlerinin birbirinden farklı olduğunu belirtti ve mevcut ortamı ‘tarihi nitelikte zamanlar’ olarak tanımladı. ‘Elbette farklı ulusal hikayelerimiz var ancak paylaştığımız çok kritik bir ortak nokta bulunuyor; o da Kuzey İrlanda'nın geleceğine Kuzey İrlanda halkının, İskoçya'nın geleceğine İskoçya halkının ve Galler'in geleceğine Galler halkının karar vermesi gerektiği konusundaki kesin ısrarımızdır.’

Bu tarihi zirve, Birleşik Krallık'ın geleceği için sadece bir başlangıç olabilir. Galler, İskoçya ve Kuzey İrlanda'nın kendi kaderlerini tayin etme süreçleri, uluslararası arenada büyük yankılar yaratabilir. Bu durum, Birleşik Krallık'ın geleceği hakkında yeniden düşünmeye ve farklı çözümler üretmeye yol açabilir. Bu ittifak, kendi kaderini belirleme arzusunu dile getiren milyonlarca insan için umut ve güç kaynağı olacaktır.