Türkiye ekonomisi, Merkez Bankası'nın (TCMB) son dönemdeki para politikası hamleleriyle şekillenmeye devam ediyor. Goldman Sachs analistleri, TCMB'nin faiz oranlarını sabit tutmasına rağmen, fonlama mekanizmalarındaki değişiklikler nedeniyle Türkiye'de finansal koşulların önemli ölçüde yumuşadığını belirledi. Özellikle ağustos ayında yeniden başlayan haftalık repo ihaleleri, bankacılık sistemine likidite akışını hızlandırarak, maliyetleri düşürme sürecini tetikledi.

Analistler Clemens Grafe ve Başak Edizgil tarafından hazırlanan rapor, TCMB'nin faiz imkanlarını yeniden yapılandırırken, özel gecelik fonlama uygulamasını sonlandırdığını ve bankaların politika faizinden kaynak kullanmasını teşvik ettiğini vurguluyor. Bu durum, Goldman Sachs'ın alternatif finansal koşullar endeksinde 0,3 yüzde puanlık bir gevşemeye yol açtı. Bu, piyasalarda bir rahatlama sinyali olarak değerlendiriliyor.

Bankacılık sektöründe yaşanan likidite fazlası, TL mevduat faizlerinde önemli bir düşüşe neden oldu. Mevduat faizleri, 4 Eylül'de sona eren haftada yaklaşık yüzde 44'lük bir seviyeye gerilemiş durumda. Bu durum, yatırımcıların risk iştahının arttığını ve daha yüksek getiri potansiyeli sunan alternatiflere yöneldiğini gösteriyor. Ancak, tüketici ve ticari kredi faizleri, mevduat faizlerine kıyasla hala yüksek seyretmeye devam ediyor.

Ek olarak, kredi koşullarında da gevşemeye işaret eden gelişmeler yaşanıyor. Kredi büyümesi yavaşlamış olsa da, toplam kredi hacmi 2024 ortalarındaki zirve seviyelerine yakın seyrediyor. Bu durum, ekonomideki talep düzeyinin hala güçlü olduğunu ve bankaların kredi vermeye istekli olduğunu gösteriyor. Goldman Sachs, bu gelişmelerin Türkiye ekonomisi için olumlu bir sinyal olduğunu, ancak enflasyon ve dış şoklar gibi risklerin hala devam ettiğini belirtiyor.