Ekonomik dalgalanmaların ve rekabetin acımasızlığı, 2026 yılının ilk yarısında iş dünyasında derin izler bıraktı. Verilere göre, bu dönemde 16 bin 654 işletme faaliyetine son noktası koyarken, bu durum özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ'ler) için büyük bir yük oluşturdu. Şirketlerin kapanışında yer alan farklı yapısal gruplar, ekonomik tabloyu daha da net bir şekilde ortaya koyuyor; 13 bin 414 limited şirket, 2 bin 738 anonim şirket, 484 kooperatif, 16 kolektif ve 2 komandit şirket bu zorlu süreçte yer aldı.

KOBİ'ler, özellikle kredi borçları altında ezilerek ciddi finansal sorunlar yaşamaya başladı. 5 milyon 203 bin 414 müşterisi olan bu segmentte mikro işletmeler (4 milyon 213 bin 335), küçük işletmeler (716 bin 192) ve orta ölçekli işletmeler (273 bin 887) yer alıyor. 7 trilyon 308 milyar 561 milyon lira tutarındaki toplam KOBİ kredilerinin dağılımı, mikro işletmelere 1 trilyon 902 milyar 347 milyon lira, küçük işletmelere 1 trilyon 914 milyar 13 milyon lira ve orta ölçekli işletmelere 3 trilyon 492 milyar 201 milyon lirayı buluyor. Bu durum, KOBİ'lerin üretim ve faaliyetlerini sürdürme konusunda ciddi zorluklarla karşı karşıya olduğunu gösteriyor.

Esnafın karşılaştığı zorluklara dikkat çeken uzmanlar, çözüm için acil adımlar atılması gerektiğini vurguluyor. Bağ-KUR'lular için 9 bin gün olan prim şartının 7 bin 200'e düşürülmesi gibi talepler, seçim döneminde verilen vaatlerin yerine getirilmesini talep ediyor. Ayrıca, esnafın sosyal güvenlik, vergi, kredi, kira, enerji ve diğer maliyetlerinin Meclis tarafından detaylı bir şekilde araştırılması amacıyla bir Araştırma Önergesi sunulması gerektiği savunuluyor. Bu durum, esnafın ayakta kalmasının sadece kendi işlerinin geleceği için değil, aynı zamanda istihdam, üretim, vergi gelirleri ve yerel ekonominin genel sağlığı için de kritik önem taşıdığını gösteriyor.

Sonuç olarak, 2026 yılının ilk yedi ayında yaşanan bu yıkıcı tablo, Türkiye ekonomisindeki kırılganlığı ve KOBİ'lerin karşı karşıya olduğu zorlukları gözler önüne seriyor. Küçük esnaf ve sanatkarların sorunlarına acil ve kalıcı çözümler bulunması, hem ekonomik istikrarın sağlanması hem de yerel ekonomilerin canlandırılması açısından hayati önem taşıyor.”} attı: