Sanatçı Zülfü Livaneli, YENİ Parti'nin etkinliklerinde kullandığı ölümsüz bestesi 'Yiğidim Aslanım' üzerinden yaşanan tartışmalara yanıt verdi. Livaneli, bu durumun siyasi kutuplaşma sonucu ortaya çıkan bir yanlış anlaşılma olduğunu vurgulayarak, konunun daha geniş bir perspektiften ele alınması gerektiğini belirtti. Tartışmanın, sanat eserinin duygusal içeriği ve bağlamı göz ardı edilerek, siyasi bir araç olarak kullanılmasına zemin oluşturduğunu ifade etti.

Sanatçı, ‘Yiğidim Aslanım’ın, geçmişin acılarını ve zorluklarını anlatan bir ‘ağıt’ niteliğinde olduğunu, miting havasına uygun olmadığına dikkat çekti. Özellikle rahmetli sanatçı Ahmet Kaya ile geçmişte yaşadığı bir diyalogu hatırlatarak, “Sosyal medyada çok acayip karışıklıklar var. ‘Parçayı oradan çekiyorsun, ona mı veriyorsun’ falan... Böyle şeyler yok. Bir de şunu söyleeyim; Türkiye’de yanlış bir söylem var. ‘Zülfü Livaneli’nin seslendirdiği parça'... Biraz önce Volkan Konak seslendiriyordu. Ben bestecisiyim. Çok kişi söyledi bunu. Gene de kullanılabilir, buna hiçbir şey diyemem. Sadece daha coşkulu olsa olmaz mı? Benimki de böyle bir fikirdi,” diyerek konuya net bir duruş sergiledi. Sanatçı, ‘Yiğidim Aslanım’ın, daha coşkulu ve umut veren şarkılarla değiştirilmesi gerektiğini savundu.

Livaneli, bu tartışmaların ardından, Türkiye’nin mevcut durumunu ve geleceğini de ele aldı. “Ahmet Kaya beni bir programına davet etti. Orada bu parçayı beraber söylerken bana sordu, ‘Bu marş oldu filan’ diye. Ben de dedim ki Ahmet'e: ‘Ya benim bütün özlemim bu parçaya ihtiyaç duyulmayan bir Türkiye’de yaşamak.’ Artık acılarımızın dindiği daha coşkulu, insanların yüzünde güller açan daha güçlü parçalarla yürüyelim. Bunda büyütülecek bir şey yoktu ama Türkiye’de her şey büyütülüyor,” şeklinde ifade ederek, toplumun daha pozitif ve geleceğe dönük bir yaklaşımla hareket etmesi gerektiğini vurguladı. Sanatçı, mevcut siyasi atmosferin, gerçek sorunlardan uzaklaşmaya ve küçük tartışmalara odaklanmaya yol açtığını belirtti.

Son olarak, Cumhurbaşkanı adaylığı iddiaları üzerine de sert bir çıkış yapan Livaneli, “Ne kadar yalan var ortalıkta, ben inanamıyorum buna. O kişi, ‘kitaplarını kendi yazmıyor’ da dedi. Bunlar deli saçması. 80 yaşımı geçtim. Huzur içinde kitaplarımı yazmak, bestelerimi türkülerimi söylemek istiyorum. Zaten eşimin hastalık süreciyle öldük öldük dirildik. Neredeyse öbür dünyadan çekip aldık. Böyle dertle uğraşırken, Türkiye de biraz iyi olsun. O oradan o yalanı atıyor, bu buradan o yalanı atıyor. Yapmayın kardeşim, huzur verin huzur. Cumhurbaşkanı falan olmayacağım. Allah aşkına kafanıza sokun bunu. Bir şey kastetmiyorum. Huzur verin kardeşim. Bu ülkenin 80 yaşını geçmiş bir sanatçısıyım. Bu kadarım işte, bundan da fazlası değilim,” diyerek, siyasi arenada bu tür iddiaların ve provokasyonların son derece sağlıksız olduğunu vurguladı. Sanatçı, önceliğinin huzur bulmak olduğunu ve bu konuda herhangi bir siyasi göreve talip olmadığını açıkladı.