Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan, son zamanlarda büyük dikkat çeken bir olayla yeniden kamuoyunun gündemine geldi. Ahmet Davutoğlu’nun oğlu Mehmet Davutoğlu’nun nikah töreninde, nikahtan sonra yapılan konuşmalarda tepkisini gösterdi. Bu durum, siyasi arenada yaşanan hassasiyetin ve toplumsal normlara verilen önemin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.

Turan, Sinan Burhan’a yaptığı açıklamalarla Arınç’ın nikah törenindeki yorumlarına ilişkin görüşlerini net bir şekilde ifade etti. Davutoğlu’nun kendisine nikah kıyma talebini kabul etmesiyle başlayan süreçte, Turan’ın insani görev bilinciyle hareket ettiği belirtildi. “Yaklaşık bir ay önce Ahmet Bey beni aradı. ‘Geçmişte beraber siyaset yaptık, bürokraside görev yaptık. Eşim Sare Hanım’la beraberiz. Oğlumun nikâhını kıyar mısın?’ dedi. Ben de tamamen insani bir görev olarak ‘Elbette kıyarım’ dedim. Böyle başladı” ifadeleriyle bu sürecin nasıl başladığını anlattı. Turan, bu olayla ilgili önemli bir noktaya da dikkat çekerek, nikah kıyma görevinin sadece bir zorunluluk değil, aynı zamanda bir onur ve sorumluluk olduğunu vurguladı.

Arınç’ın nikah töreninde yaptığı, özellikle ‘güzel günler göreceğiz’ gibi ifadelerin gençlerin özel günlerinde siyasi mesajlarla karıştırılmasını ve bu durumun gençlere haksızlık olacağını savunduğunu dile getirdi. Turan, Arınç’a bu yaklaşımı nedeniyle itiraz ettiğini ve bu tür yorumların toplumsal normlara uygun olmadığını vurguladı. “Bülent Bey’in bu konuşması nezaketsizliktir. Düğünde ve cenazede siyaset yapılmaz. Bu bizim toplumumuzun genlerinde vardır. Cenazede ‘Allah rahmet eylesin’, düğünde ‘Hayırlı olsun’ dersiniz” şeklinde açıklama yaparak, bu durumun toplumsal değerlerle örtüşmediğini belirtti.

Turan, Arınç’ın aynı zamanda Gökçek’in ağzında sakızla ifade vermesini de eleştirerek, bu tür davranışların nezaketsizlik olduğunu ve toplumsal hassasiyetlere saygı gösterilmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca, Arınç’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik bir konuşma yapmadığını, aksine Cumhurbaşkanımızın vicdanına güvendiğini ifade ettiğini belirterek, bu konuda hassasiyet gösterilmesi gerektiğini ekledi. Bu olay, siyasi arenada yaşanan hassasiyetin ve toplumsal normlara verilen önemin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.