Uçuş sırasında bir anda gökyüzü kararır, radar sinyalleri kaybolur ve Chris Burnett adındaki bir pilot, kendini yabancı bir toprakta, düşman askerlerinin kontrolünde bulur. Uçağına kurulan özenle, görev sırasında düşürülmüş ve partneri Stackhouse'un kaçırılmasıyla başlayan bu olay örgüsü, Burnett'in hayatta kalma içgüdüsünü harekete geçirir. Uçak, düşmanın kontrolüne geçtikten sonra, Burnett’in kaçış mücadelesi, onu daha da tehlikeli bir duruma sürükler.

Burnett, Stackhouse'un kaçışını sağlamak için, kendini sürekli tehlikeli bir durumdan kurtarırken, yetenekli komutan Reigart'ın da yardımına başvurur. Reigart, Burnett’in kaçışını engellemekte kararlıdır, ancak aynı zamanda Burnett’in hayatta kalma becerisine de hayran kalır. İkili arasındaki karmaşık ilişki, filmin en ilgi çekici unsurlarından birini oluşturur. Bu süreçte, Burnett'in karşılaştığı zorluklar, onun içsel gücünü ve insan ruhunun dayanıklılığını gözler önüne serer.

'Düşman Hattı', sadece bir aksiyon filmi değildir; aynı zamanda insanlığın en temel değerleri üzerine bir sorgulamadır. Burnett'in, düşman hatlarında hayatta kalma mücadelesi, umut, dayanışma ve özgürlük arayışının sembolü haline gelir. Film, izleyicilere, beklenmedik anlarda bile umudun yeşerebileceğini ve insanlığın en karanlık anlarında bile ışık arayışının devam edeceğini hatırlatır. Yönetmen John Moore’un, görsel efektler ve aksiyon sahneleriyle harmanladığı bu yapım, izleyicileri nefes kesen bir maceraya davet eder.