Adıyaman’ın Merkez ilçesi Alitaşı Mahallesi’nde 6 Şubat’ta meydana gelen yıkıcı deprem, 9 canımızı yitirmiş, 4’ünü de yaralamıştı. Bu trajik olaydan sonra açılan, 43 ay süren ilk duruşması, Adıyaman 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugün gerçekleşti. Duruşma, depremde hayatını kaybedenlerin yakınlarının ve avukatların katılımıyla, sanıkların ise katılmadığı bir şekilde başladı.

Müşteki avukatları, sanık Abuzer Yapıcı ve Mahmut Nedim Karakaş’ın “bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçundan yargılanmalarını talep etti. Özellikle, binanın kalitesiz malzemelerle yapıldığının ve kaçak katların kullanıldığının vurgulanması, sanıkların sorumluluğunu artırmıştı. Avukat Erhan Ülgül, Marmara ve Van depremlerindeki benzer vakaları hatırlatarak, cezasızlık algısının ve yargılamaların uzamasının ne kadar tehlikeli olduğunu vurguladı. ‘11. Yargı Paketi’ gibi düzenlemelerin, sanıkların cezaevine girmesini engelleme potansiyeli taşıdığını savunarak, sanıkların tutuklu yargılanmasını talep etti.

Duruşmada tanıklık yapan İlker Ümit Uyğul, annesini, teyzesini ve üç kuzenini kaybederek yaşanan acıyı gözyaşlarıyla anlattı. Aynı zamanda babasının da deprem nedeniyle vefat ettiğini belirterek, sanıkların yargılanmasını ve adaletin yerini bulmasını istedi. Mehmet Erol Uyğul ise binanın kalitesiz malzemelerle yapıldığını ve kaçak katların varlığını ileri sürerek sanıkların tutuklanmasını talep etti. Mahbup Hanım Çakır ve Sedat Yaşar da sanıkların en ağır cezayı almalarını talep ederek, kaybettikleri sevdiklerinin haklarının korunmasını istedi.

Mahkeme heyeti, sanıkların tutuklanmaları yönündeki talepleri reddetti. Ancak, sanıklara yurt dışına çıkış yasağı ve karakola imza atma yükümlülüğü getirdi. Duruşma, 4 Kasım’a ertelendi. Bu erteleme, davadaki karmaşıklıkların ve olası ek delillerin değerlendirilmesinin önemini gösteriyor. Adaletin tecelli etmesi için hukuk camiası ve toplumun her kesiminden destek bekleyen ailelerin talepleri, umut ve dayanışma örneği teşkil ediyor.