Avrupa’da Covid-19 aşı tedariki sürecinde ortaya çıkan bir anlaşmazlık, şimdi olağanüstü boyutlara ulaşıyor. İddialar, ilaç devi Pfizer’ın, pandemi döneminde sipariş ettiği ancak teslim alınmayan aşıların bedelini tahsil etmek için sıra dışı ve tartışmalı yollar izlediğini gösteriyor. Bu durum, yalnızca devlet bütçeleriyle değil, aynı zamanda Avrupa’nın temel hava trafik altyapısının finansmanını da tehdit eden bir tahsilat savaşına dönüşmüş durumda.

Başlangıçta, Pfizer’ın Polonya ve Romanya ile arasına düşmesine neden olan sorun, 2022’den itibaren aşı teslimatlarının yapılmamasıydı. Şirket, sözleşmelerin geçerli olduğunu savunarak iki ülkenin ödemeleri yapmasını talep etti. Ancak, Belçika’daki bir mahkeme kararı, Eurocontrol üzerinden Polonya ve Romanya’nın hava trafik gelirlerinin bloke edilmesine yol açtı. Bu, Pfizer’ın alacağını tahsil etmek için alışık olmadığı bir stratejiye yönelmesini sağladı.

Şirket, Avrupa hava sahasında uçuş yapan havayollarından toplanan seyrüsefer ücretlerinden Polonya ve Romanya’ya aktarılacak paralara odaklandı. Bu ücretler, Eurocontrol tarafından havayolu şirketlerinden tahsil ediliyor ve daha sonra ülkelerin hava trafik kontrol kuruluşlarına aktarılıyordu. Bu sayede, aşı alacağı ile yolcu uçaklarının Avrupa hava sahasını kullanırken ödediği ücretler aynı hukuki çerçevede birleştirilmiş oldu. Bu durum, sadece bir ilaç şirketinin alacak talebini değil, aynı zamanda Avrupa’nın temel hava trafik altyapısının finansmanını da tehlikeye atmış durumda.

Bu durum, Polonya’daki Hava Seyrüsefer Hizmetleri Ajansı’nın Eurocontrol’den gelen bildirim üzerine kendisine ait güzergâh ücretlerinin haczedilmesiyle ortaya çıktı. Ajans, gelirlerinin büyük bir bölümünün, radar ve iletişim altyapısı gibi temel operasyonların finansmanında kullanıldığını vurguladı. Romanya’da da benzer bir durum söz konusuydu; ülkenin hava trafik hizmetlerinden sorumlu ROMATSA, kendisine aktarılması gereken Eurocontrol gelirlerinin bloke edilmesine itiraz etti. Bu durum, hava trafik kurumlarının operasyon finansmanını doğrudan etkileyerek, Avrupa’nın hava sahasının güvenli bir şekilde yönetilmesini de zorlaştırıyor. Bu karmaşık süreç, Polonya ve Romanya’nın ticari bir aşı anlaşmazlığını, Avrupa’nın temel altyapı hizmetlerini de içeren bir tahsilat sürecine dönüştürmüş durumda.