İzmir’in kalabalık Bornova semtinde, 29 Aralık 2025’te ortadan kaybolan 26 yaşındaki Mihriban Yılmaz vakası, bir katilin karanlık planlarını ve sonuçlarını ortaya koyan travmatik bir hikaye olarak adını tarihe yazdırdı. 14 gün süren titiz arama çalışmalarının ardından ormanlık bir alanda toprağın altına gömülmüş halde bulunan cesedi, adalete ulaşma yolunda ilk adımı oluşturdu.

Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen kapsamlı soruşturma sonucunda hazırlanan 36 sayfalık iddianame, İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından onaylandı. Bu belgeler, cinayetin ardındaki karmaşık motivasyonları ve sanıkların üzerine atılı suçlamaları detaylı bir şekilde ortaya koydu. Mahkeme, sanıkların eylemlerinin toplumun güvenliği için kabul edilemez bir tehlike oluşturduğunu ve bu nedenle en ağır cezaların uygulanması gerektiği kararını aldı.

Olayın odak noktası, 27 yaşındaki Fatih İnan oldu. Tutuklu bulunan sanık, cinayeti işlediği suçlamasını ilk başta reddetmiş, ancak ardından suçunu kabul etti. İddianameye göre İnan, Mihriban Yılmaz’a karşı beslediği derin ve obsesif bir tutkuyla hareket etmiş, cinayeti özenle planlayarak gerçekleştirmiştir. Sanığın asıl niyeti, genç kadını yanına çekerek cinsel saldırıda bulunmak ve ardından ölümüne neden olmaktı. Bu acımasız planın sonuçları, hem Yılmaz ailesi için hem de tüm topluluk için tarifsiz bir acı kaynağı olmuştur.

Mahkeme heyeti, Fatih İnan’a “tasarlayarak canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ve “nitelikli cinsel saldırı” suçundan 12 yıla kadar hapis cezası talep etti. Komşu R.Ç. ve eşi R.Ç.’nin sanığın planını hayata geçirmesine yardım ettikleri gerekçesiyle de ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. Cinayete iştirak eden sanığın kardeşi Ö.İ. ve buluşmayı sağlayan komşu çiftin yargı süreçleri ise önümüzdeki günlerde başlayacak. Bu davada, adalet arayışı ve vicdanlarımızın huzuru, toplumun en karanlık köşesinden bir ışıkla aydınlanmaya çalışılacaktır.”}